Bu makale, insan-doğa ilişkisinin tarihsel ve felsefi evrimini incelemektedir. Tarih boyunca, felsefi düşünce, doğanın algılanış biçimini derinden etkilemiş, antik dönemde kutsal bir düzen olarak saygı gören doğa anlayışı, modern çağda araçsallaştırılmaya dönüşmüştür. Platon, Aristoteles, Descartes ve diğer düşünürlerin fikirlerinde açıkça görülen bu dönüşüm, insanlığın doğadan yabancılaşmasını şekillendirmiş ve günümüzdeki ekolojik krizlere katkıda bulunmuştur. Bu çalışma, söz konusu değişimleri tartışmakta ve romantizmin yükselişi ile derin ekoloji, ekofeminizm, sosyal ekoloji ve Gaia hipotezi gibi çağdaş ekolojik felsefeleri incelemektedir. Bu felsefeler, doğanın içsel bir değere sahip olduğu görüşünü benimseyerek, insan varlığını doğal dünyayla uyumlu hale getirme çağrısında bulunmaktadır. Felsefi temellerin ve tarihsel bağlamların analizine dayanarak, makale, ekolojik krizlerle başa çıkmanın insan-doğa ilişkisinin eleştirel bir şekilde yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini savunmaktadır. Çalışma, etik, kültürel ve ekolojik perspektiflerin çağdaş düşünce ve pratiğe entegre edilmesinin gerekliliğini vurgulayarak, doğayla sürdürülebilir ve anlamlı bir birlikteliği teşvik edecek yeni bir entelektüel çerçeve önerisiyle sonuçlanmaktadır.
doğa felsefe insan-doğa ilişkisi ekolojik krizler sürdürülebilir bir arada yaşama
This article explores the historical and philosophical evolution of the human-nature relationship. Across history, philosophical thought has profoundly influenced how nature is perceived, transitioning from its reverence as a sacred order in ancient times to its instrumentalization in the modern era. This transformation, evident in the ideas of Plato, Aristotle, Descartes, and others, has significantly shaped humanity's alienation from nature and contributed to contemporary ecological crises. The paper discusses these shifts and examines the rise of romanticism and contemporary ecological philosophies—such as deep ecology, ecofeminism, social ecology, and the Gaia hypothesis—that propose reimagining this relationship. These philosophies advocate viewing nature as possessing intrinsic value and call for harmonizing human existence with the natural world. By analyzing philosophical foundations and their historical contexts, the article argues that addressing ecological crises requires a critical reassessment of the human-nature relationship. It concludes by proposing a new intellectual framework to foster sustainable and meaningful coexistence with nature, emphasizing the necessity of integrating ethical, cultural, and ecological perspectives into contemporary thought and practice.
Nature philosophy human-nature relationship ecological crises sustainable coexistence.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Çevre ve Kültür |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 1 |
Akademia Doğa ve İnsan Bilimleri Dergisi, yayın faaliyetini sadece akademik öncelikler doğrultusunda yapmaktadır. Bu nedenle yazarlardan herhangi bir isimde yayın ücreti almamakta ve tüm okuyuculara ücretsiz olarak ulaşmaktadır.