Typical Project Approach in Mass Housing Production: Case of The Tilmerç (Batman) Mass Housing Area
Öz
The standardized project approach widely used in mass housing production in Türkiye enables the rapid construction of large numbers of housing units; however, it also leads to the repetition of similar settlement patterns and façade compositions across different cities. This situation may reduce spatial diversity and weaken the relationship between housing environments and their local context. This study examines the spatial outcomes of the standardized project approach at the site plan and façade scales through the case of the Tilmerç TOKİ housing settlement in Batman.
Within the scope of the research, settlement pattern, location of public facilities, use of open spaces, façade composition, and user interventions were evaluated through on-site observations, photographic analysis, and visual comparisons. In addition, artificial intelligence tools based on ChatGPT and Gemini were utilized to generate alternative façade designs and settlement scenarios, enabling a discussion on how the standardized project approach can be transformed into a more user-oriented and context-sensitive design strategy.
The findings indicate that the location of public facilities such as schools, mosques, and commercial units within walking distance supports daily life and accessibility. On the other hand, the fragmented organization of open spaces limits the continuity of communal areas and weakens spatial integrity. Repetitive façade arrangements contribute to visual uniformity throughout the settlement. User interventions, including balcony enclosures, shading additions, and modifications to façade elements, demonstrate that standardized residential environments are gradually transformed according to everyday needs and practices. Consequently, the study argues that rather than abandoning the standardized project approach entirely, developing design alternatives that respond to user needs and local characteristics can significantly enhance the spatial quality of mass housing environments.
Anahtar Kelimeler
Toplu Konut Üretiminde Tip Proje Yaklaşımı: Tilmerç (Batman) Toplu Konut Alanı Örneği
Öz
Türkiye’de toplu konut üretiminde yaygın olarak kullanılan tip proje yaklaşımı, kısa sürede yüksek sayıda konut üretimini mümkün kılarken farklı kentlerde benzer yerleşim düzenleri ve cephe kurgularının tekrar edilmesine neden olmaktadır. Bu durum, konut alanlarında mekânsal çeşitliliğin azalmasına ve yerel bağlamla kurulan ilişkinin zayıflamasına yol açabilmektedir. Bu çalışma, Batman kentinde yer alan Tilmerç TOKİ toplu konut alanını örneklem olarak ele alarak tip proje yaklaşımının vaziyet planı ve cephe ölçeğinde ortaya çıkardığı mekânsal sonuçları incelemeyi amaçlamaktadır.
Araştırma kapsamında yerleşim deseni, kamusal yapıların konumlanışı, açık alan kullanımları, cephe kurgusu ve kullanıcı müdahaleleri; yerinde gözlem, fotoğraf analizi ve görsel karşılaştırma yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışma sürecinde ChatGPT ve Gemini tabanlı yapay zekâ araçlarından yararlanılarak alternatif cephe tasarımları ve yerleşim senaryoları oluşturulmuş, tip proje yaklaşımının kullanıcı odaklı ve bağlama duyarlı biçimde nasıl geliştirilebileceği tartışılmıştır.
Elde edilen bulgular, Tilmerç TOKİ yerleşiminde okul, cami ve ticari birimler gibi kamusal yapıların yürüme mesafesinde konumlanmasının gündelik yaşamı desteklediğini göstermektedir. Buna karşılık açık alanların parçalı biçimde kurgulanması, ortak kullanım alanlarının sürekliliğini sınırlandırmakta ve mekânsal bütünlüğü zayıflatmaktadır. Cephelerde gözlenen tekrar eden tasarım dili ise yerleşimde görsel tekdüzeliğe neden olmaktadır. Kullanıcıların balkon kapatma, gölgelik ekleme ve cephe elemanlarını dönüştürme gibi müdahaleleri, standartlaşmış konut çevrelerinin zaman içerisinde gündelik yaşam pratikleri doğrultusunda yeniden şekillendiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, tip proje yaklaşımının tamamen terk edilmesinden ziyade, kullanıcı ihtiyaçlarına ve yerel bağlama duyarlı tasarım alternatifleriyle geliştirilmesinin toplu konut alanlarının mekânsal kalitesini artırabileceğini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler