The Proofs of the Vision of God (Rū'yatullah) According to Abū Bakr Al-Bāqillānī
Öz
The beatific vision is a subject of debate concerning whether it is logically possible to see God with one’s naked eyes and whether believers will be able to see Him. Within the history of Islamic thought, those who have addressed this issue have mostly been theologians, and it has formed one of the subheadings in theological works that deal with Allah or the hereafter. Throughout history, the main defenders of the possibility and reality of ru'yatullah have been the scholars of Ahl al-Sunnah. Despite being one of the founding figures of the Sunni school and having addressed the issue of ru'yatullah in detail, no independent study has been conducted to date examining and analysing the evidence for ru'yatullah according to al-Bāqillānī’s views. The aim of this study is to present the evidence supporting Bāqillānī's view of ru'yatullah, to evaluate this evidence in terms of both internal consistency and the integrity of Islamic texts, and to determine the influence of his views of ru'yatullah on contemporary views of ru'yatullah. Focusing on this objective, all of al-Bāqillānī’s extant works are reviewed using the document analysis technique—a qualitative research method—and the data obtained are systematically evaluated through textual analysis and comparative analysis. Through textual analysis, an attempt has been made to present al-Bāqillānī's views regarding ru'yatullah in its pure form. In a previous study conducted, al-Bāqillānī 's objections to the arguments of those who reject the beatific vision (ru'yatullah) were examined. The present study, however, addresses the arguments he put forward to prove the possibility and truth of ru'yatullah. In his works, al-Bāqillānī argued that ru'yatullah is logically possible and established by tradition. To present this view on a solid foundation, he provided a series of arguments and explained them in detail. He presented these arguments into two parts. The first part consists of rational arguments and the second part consists of textual arguments. The rational arguments presented by al-Bāqillānī to substantiate his views of ru'yatullah are the existence of Allah, the fact that every visible entity is itself visible, and the consensus of the Companions that Allah will be seen. The textual evidence he examined includes Moses' request to see God, the announcement that some people will see their Lord, the news of a reward beyond paradise for believers, the an-nouncement that some people will be deprived of their Lord and some will meet their Lord, Prophet Muhammad's supplication to see Allah, and the narrations by Prophet Muhammad that believers will see Allah. The rational proofs emphasised by al-Bāqillānī constitute arguments aimed at demonstrating that the beatific vision is a rational necessity. The textual proofs he examines, on the other hand, represent the fundamental dynamics upon which he relies on to establish that the beatific vision will inevitably occur. It is evident that the proofs put forward by al-Bāqillānī had a lasting impact on the Sunni tradition and were repeated many times by Sunni scholars in subsequent periods.
Anahtar Kelimeler
Ebû Bekir Bâkıllânî’ye Göre Rü’yetullahın Delilleri
Öz
Rü’yetullah meselesi, baş gözüyle Allah’ın görülmesinin aklen mümkün olup olmadığının ve O’nun mü’minler tarafından görülüp görülmeyeceğinin ele alındığı bir tartışma alanıdır. İslâm düşünce tarihi içinde bu mesele ile ilgilenenler daha çok kelâmcılar olmuş ve bu mesele kelâm eserlerinin ilahiyat veya semiyyat bahislerinde yer alan alt başlıklardan birini oluşturmuştur. Tarihî süreçte rü’yetullahın imkân ve hakikatinin başlıca savunucuları Ehl-i sünnet ulemâsı olmuştur. Ehl-i sünnet ekolünün kurucu isimlerinden biri olmasına ve rü’yetullah meselesini detaylı bir şekilde ele almış olmasına rağmen şimdiye kadar Bâkıllânî’de rü’yetullahın delillerini ele alıp inceleyen müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın hazırlanmasının amacı, Bâkıllânî’nin rü’yetullah görüşünü destekleyen delillerin ortaya konulması, bu delillerin gerek iç tutarlılık gerekse İslâmî nasların bütünlüğü açısından değerlendirilmesi ve onun rü’yetullah görüşünün günümüz rü’yetullah görüşleri üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir. Bu amaca odaklanarak Bâkıllânî’nin günümüze ulaşan bütün eserleri nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi tekniği ile taranmış; elde edilen veriler metin tahlili ve karşılaştırmalı analiz yöntemiyle sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir. Yapılan metin tahlilleri üzerinden Bâkıllânî’nin rü’yetullah görüşü yalın bir halde ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Daha önceki bir çalışmada Bâkıllânî’nin, rü’yetullahı reddedenlerin delillerine yönelik itirazları incelenmiştir. Bu çalışmada ise onun rü’yetullahın imkân ve hakikatini kanıtlamak üzere ortaya koyduğu deliller ele alınmıştır. Bâkıllânî, eserlerinde rü’yetullahın aklen mümkün ve naklen sabit olduğunu savunmuştur. Bu görüşünü sağlam bir zeminde ortaya koyabilmek için bir dizi delil getirmiş ve bu delilleri detaylı bir şekilde açıklamıştır. Bu delilleri iki kısım halinde ortaya koymuştur. Bunların ilki aklî deliller ve ikincisi de naklî delillerdir. Bâkıllânî’nin rü’yetullah görüşünü temellendirmek üzere ortaya koyduğu aklî deliller Allah’ın var olması, her gören varlığın kendisinin de görülebilir olması ve sahabîlerin Allah’ın görüleceği konusunda ittifak halinde bulunması hususlarıdır. Ele aldığı naklî deliller ise Hz. Mûsâ’nın Allah’ı görmeyi talep etmesi, bazı kimselerin Rablerine bakacaklarının bildirilmesi, mü’minler için cennetin ötesinde bir mükâfattan haber verilmesi, bazı kimselerin Rablerinden mahrum kalacaklarının ve bazı kimselerin de Rableri ile buluşacaklarının bildirilmesi, Hz. Peygamber’in Allah’ı görmek için dua etmesi ve yine Hz. Peygamber tarafından, mü’minlerin Allah’ı göreceklerinin bildirilmesi şeklindeki naslardır. Bâkıllânî’nin üzerinde durduğu aklî deliller, Allah’ın görülmesinin rasyonel bir gereklilik olduğunu kanıtlama hedefine dönük argümanlar hüviyetindedir. Ele aldığı naklî deliller ise rü’yetullahın mutlaka gerçekleşeceğini ortaya koymak üzere dayandığı temel dinamikler konumundadır. Bâkıllânî tarafından ileri sürülen bu delillerin Ehl-i sünnet geleneğinde kalıcı bir etki oluşturduğu ve devam eden dönemlerde Sünnî âlimler tarafından pek çok defa tekrar edildiği görülmektedir.
Anahtar Kelimeler