Ceza muhakemesi hukukunda adli kontrol, birey hak ve özgürlüklerini kanunla kısıtlayarak yargılamanın güvenliğini ve amacına ulaşmasını sağlamaya yardımcı bir koruma tedbiridir. Tutuklama, kişinin özgürlüğünü ciddi şekilde kısıtlarken, adli kontrol daha hafif bir müdahale olarak öne çıkmaktadır. Türk hukukunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109 ila 115 arasında düzenlenen adli kontrol tedbiriyle kanun koyucu şüpheli/sanığın kaçma veya delilleri karartma ihtimalinin önüne geçmek adına çeşitli yükümlülükler öngörmüştür. Bu tedbirler arasında yurtdışına çıkma yasağı, belirli yerlere düzenli başvurma ve mesleki faaliyetlerin devamı gibi önlemler yer almaktadır.
Alman ceza muhakemesi kanununda ise, “tutuklama kararının geri bırakılması” başlığı altında StPO m. 116’da adli kontrole ilişkin düzenleme yer almaktadır. Almanya’da hâkimlerin takdir yetkisi daha geniş olup, adli kontrolün uygulanması kaçma tehlikesi, delilleri karartma riski ve suçun tekrarlanma ihtimali gibi faktörler doğrultusunda değerlendirilmektedir. Ölçülülük ilkesi gereğince, tutuklama yalnızca zorunlu hallerde başvurulan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Alman Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında bildirimde bulunma yükümlülüğü, belirli bir yeri izinsiz terk etmeme yükümlülüğü ve gözetimsiz konuttan ayrılmama yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri bulunmaktadır.
İki sistem karşılaştırıldığında, her ikisinin de adli kontrolü tutuklamaya alternatif bir tedbir olarak ele aldığı görülmektedir. Türk hukukunda adli kontrol kapsamı daha geniş olup belirli suç tiplerine özel düzenlemeler içerirken, Alman hukukunda hâkimlerin değerlendirmesine daha fazla esneklik tanınmaktadır. Adli kontrol mekanizmasının etkin ve ölçülü uygulanması, adil yargılanma hakkını korumakta ve ceza muhakemesinin etkinliğini artırmaktadır. Bu nedenle hem Türk hem de Alman hukuk sistemlerinde adli kontrolün daha etkili hale getirilmesi için reform çalışmaları sürmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle, Almanya’da olduğu üzere Türkiye’de de elektronik kelepçe benzeri teknolojik imkanlarla yeni adli kontrol yükümlülükleri yürürlüğe girmeye başlamıştır. Ancak reformlar sürerken tıpkı tutuklamada olduğu üzere, adli kontrolün de cezalandırma amacı taşımaması gerektiği unutulmamalıdır.
Adli Kontrol Bağlantılı Yükümlülükler Ön Cezalandırma Alternatif Tedbir Takdir Yetkisi Ölçülülük İlkesi.
In criminal procedure law, judicial control is a protection measure that helps to ensure the security and purpose of the trial by restricting individual rights and freedoms by law. While arrest severely restricts a person’s freedom, judicial control stands out as a milder intervention. With the judicial control measure regulated between Articles 109 and 115 of the Code of Criminal Procedure No. 5271 in Turkish law, the legislator has stipulated various obligations in order to prevent the possibility of the suspect/defendant fleeing or obscuring the evidence. These measures include a ban on traveling abroad, regular visits to certain places and the continuation of professional activities.
In the German Criminal Procedure Code, there is a provision on judicial control in Article 116 of the StPO under the heading of “deferral of the arrest warrant”. In Germany, the discretionary power of judges is wider and the application of judicial control is evaluated in line with factors such as the risk of flight, the risk of obscuring evidence and the possibility of recurrence of the offence. In accordance with the principle of proportionality, arrest stands out as a method utilized only in cases of necessity. Under the German Criminal Procedure Code, there are judicial control measures such as the obligation to report, the obligation not to leave a certain place without authorization and the obligation not to leave the residence without supervision.
When the two systems are compared, it is seen that both treat judicial control as an alternative measure to detention. While the scope of judicial control in Turkish law is broader and includes specific regulations for certain types of offences, German law allows more flexibility to the judges’ assessment. The effective and proportionate application of the judicial control mechanism ensures the protection of the right to a fair trial and increases the effectiveness of criminal proceedings. For this reason, reform efforts are ongoing in both legal systems to make judicial control more effective. In fact, with the development of technology, new judicial control obligations have started to be put into effect in Turkey, as in Germany, by utilizing technological facilities such as electronic handcuffs. Just like arrest, judicial control should not be applied for the purpose of punishment.
Judicial Control Related Obligations Preliminary Punishment Alternative Measure Discretion Principle of Proportionality
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 2 |
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.