Bilişim teknolojilerinde ortaya çıkan yeni gelişmeler, ekonomik, ticari, sosyal, kültürel alanlarda olduğu gibi hukuk alanıyla da ilgili etki ve sonuçlar doğurmaktadır. Hukuk alanıyla doğrudan bağlantılı olan blokzinciri teknolojilerinin kullanılmaya başlanmasıyla sözleşmeler hukukuna yeni teknolojilerin yansıması yeni boyutları düşünmeyi gerekli kılmaktadır. Özellikle blokzinciri gibi dağıtık yapılı teknolojilerin hukuki işlemlere entegre edilmesi, klasik sözleşme teorisinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Akıllı sözleşmeler; irade beyanı, sözleşme özgürlüğü ve yargı denetimi gibi temel hukuki ilkelerle doğrudan etkileşim hâlindedir. Bu durum, yalnızca teknik değil, aynı zamanda normatif ve kavramsal düzeyde de yeni sorular ve çözüm arayışlarını gündeme getirmektedir. Dolayısıyla hukuk, dijital çağın gerçeklikleriyle uyumlu, çok disiplinli bir yaklaşımla yeniden şekillenmek zorundadır.
Bu çalışma, bu teknolojilerin sunduğu bir yenilik olan “akıllı sözleşmeler” ile fikrî mülkiyet hukukunun entegrasyonunu değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Telif hakları, patentler ve marka lisanslama süreçlerinde otomasyon, şeffaflık ve güvenli veri kaydı sağlayan bu yeni nesil sözleşmelerin potansiyel faydaları ve beraberinde getirdiği hukuki riskler incelenmiştir. Çalışmada, niteliksel yöntemle oluşturulan literatür taraması ve normatif analiz çerçevesinde, sözleşme hukukundaki irade beyanı, esneklik ve yargı denetimi gibi ilkelerle akıllı sözleşmelerin çatışma potansiyeli değerlendirilmiştir. Ayrıca, lüks ürünler, ilaç sektörü ve dijital içerik dağıtımı gibi uygulama alanları üzerinden blokzinciri tabanlı hak takibinin somut etkileri tartışılmıştır. Çalışma, yalnızca Türkiye’de değil, küresel düzeyde de dijitalleşen hukuk sistemlerinin karşılaştığı ortak sorunları anlamaya çalışarak karşılaştırmalı bir hukuk perspektifi sunmaktadır. Böylece, fikrî mülkiyet korumasının dijital çağda yeniden nasıl inşa edilebileceğine dair güçlük ve önerilere dikkat çekilmiştir. Ayrıca, hukuki güvenlik, taraf iradesi ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri bağlamında, akıllı sözleşmelerin dönüşüm potansiyeli eleştirel bir bakışla yeniden yorumlanmaktadır. Son olarak, yasal standart eksikliği, yorumlanamazlık ve geri alınamazlık gibi teknik zorluklara karşı çözüm önerileri sunulmuştur. Bu bağlamda, bu çalışma hem akademik literatüre katkı sunmak hem de dijital dönüşüm sürecindeki hukuk sistemine yönelik bir uyum perspektifi geliştirme amacını taşımaktadır.
Akıllı sözleşmeler fikrî mülkiyet blokzinciri dijital haklar lisanslama hukuk teknolojisi
New developments in information technologies have effects and consequences in the field of law as well as in economic, commercial, social and cultural fields. With the introduction of blockchain technologies, which are directly related to the field of law, the reflection of new technologies on the law of contracts makes it necessary to consider new dimensions. In particular, the integration of distributed technologies such as blockchain into legal transactions necessitates a re-evaluation of classical contract theory. Smart contracts interact directly with fundamental legal principles such as declaration of will, freedom of contract, and judicial review. This situation raises new questions and search for solutions not only at the technical level, but also at the normative and conceptual level. Therefore, law has to be reshaped with a multidisciplinary approach that is compatible with the realities of the digital age.
This study aims to evaluate the integration of intellectual property law with “smart contracts”, which is an innovation offered by these technologies. The potential benefits and legal risks of these next-generation contracts, which provide automation, transparency and secure data recording in copyright, patents and trademark licensing processes, are examined. In the study, within the framework of the literature review and normative analysis created by qualitative method, the conflict potential of smart contracts with principles such as declaration of will, flexibility and judicial review in contract law was evaluated. In addition, the tangible effects of blockchain-based rights tracking through application areas such as luxury goods, pharmaceutical industry, and digital content distribution were discussed. The study presents a comparative legal perspective by trying to understand the common problems faced by digitalizing legal systems not only in Türkiye but also at the global level. Thus, the challenges and suggestions on how to reconstruct intellectual property protection in the digital age were highlighted. In addition, in the context of the principles of legal security, party will and freedom of contract, the transformation potential of smart contracts is critically reinterpreted.
Finally, solutions to technical difficulties such as lack of legal standards, inability to interpret and irreversibility are presented. In this context, this study aims to contribute to the academic literature and to develop a perspective of adaptation to the legal system in the digital transformation process.
Smart contracts intellectual property blockchain digital rights licensing legaltech
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Fikri Mülkiyet Hukuku |
| Bölüm | Teorik Makale |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 1 |
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.