Yabancı hukukun uygulanması, ülke hukuklarının ulusal niteliği, hâkimlerin aldıkları eğitim ve dil problemleri gibi hususlar gözetildiğinde, milletlerarası özel hukukun en zor kısmını teşkil etmektedir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti hususunda, uluslararası işbirliği sağlanması amacıyla çeşitli çalışmalar yapılmakta birlikte, henüz gerçek bir çözüm üretilemediği ifade edilebilir. Bu sebeple de hâkimlerin genellikle yabancı hukukun içeriğinin tespit edilememesi gerekçesiyle, kendi ulusal hukuklarını uygulama eğiliminde oldukları görülmektedir. Türk hukuku açısından da benzer bir yaklaşımın benimsendiği rahatlıkla ifade edilebilir. Nitekim ülkemizde yaşayan yabancı ülke vatandaşı sayısı ile yabancı hukukun uygulandığı uyuşmazlık sayısı kıyaslandığında, bu durum açıkça anlaşılmaktadır.
Yargıtay kararları incelendiğinde yakın zamana kadar, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 2/1-2 kapsamında yabancı hukukun uygulanması ile ilgili verilen karar sayısının çok sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin “görüşünü değiştirmesi” neticesinde, karar arama motorlarından tespit edebildiğimiz kadarıyla özellikle 2023 yılı sonrasında onlarca karar verildiği görülmektedir. Bu görüş değişikliğine bağlı olarak “yabancı hukukun uygulanmasına” karar verilmesiyle birlikte; farklı ülke hukuklarının içeriğinin tespiti zorunluluğu, gerçek bir problem olarak gün yüzüne çıkmıştır. Bununla birlikte, kararlar incelendiğinde Yargıtay’ın yaklaşımının genel olarak milletlerarası özel hukuk adaleti açısından umut verici olduğu ifade edilebilir. Öncelikle yeterli bir araştırma yapılmaksızın Türk hukukunun uygulanmasının bozma sebebi olduğu hususunda tereddüt söz konusu değildir. Yabancı hukukun içeriğinin “yeterli derecede” tespit edilmesi gerektiği bilinci hâkimdir. Yabancı hukukun içeriğinin “denetime elverişli bir şekilde” belirlenmesi gerektiğinden bahsedildiği de görülmektedir. Kararlar incelendiğinde, aynı ülke hukukunun birden fazla kez uygulanması neticesinde artık önceki kararlardan yararlanılmak suretiyle de yabancı hukuk hakkında bilgi edinildiği ve yorum konusunda da ortak bir yaklaşım benimsenmesi yolunun tercih edildiği de ifade edilebilir.
Çalışmamız kapsamında yabancı hukukun uygulanması ve içeriğinin tespitine ilişkin yaklaşım kısaca açıklandıktan sonra, ilgili Yargıtay kararlarında tespit ettiğimiz önemli hususların vurgulanması amaçlanmaktadır.
Yabancı Hukuk Yargıtay Yeterli Araştırma Yeterli Derece Tespit Denetime Elverişlilik İçtihat Birliği Uzman Mahkemeler
The application of foreign law constitutes the most challenging aspect of private international law, considering factors such as the national nature of national laws, the training received by judges, and language barriers. While various efforts are underway to ensure international cooperation regarding the determination of foreign law content, it can be argued that no definitive solution has yet been found. Consequently, judges generally tend to apply their own national law, citing the difficulty in determining the content of foreign law. It can be easily stated that a similar approach is adopted in Turkish law. Indeed, when comparing the number of foreign citizens living in our country with the number of disputes in which foreign law applies, this situation becomes clear.
A review of the Court of Cassation decisions reveals that, until recently, the number of decisions concerning the application of foreign law under Articles 2/1-2 of Law No. 5718 on Private International Law and Procedural Law was very limited. However, as a result of the 9th Civil Chamber of the Court of Cassation “changing its opinion,” dozens of decisions have been issued, particularly after 2023, as far as we can determine from search engines. With the decision to “apply the foreign law” following this change of perspective, the necessity of determining the content of different countries' laws has emerged as a real problem. However, upon examination of the decisions, it can be stated that the Court of Cassation's approach is generally promising for the justice of private international law. Firstly, there is no doubt that the application of Turkish law without adequate research is grounds for reversal. There is a prevailing awareness that the content of foreign law must be determined “to a sufficient extent”. It is also observed that the content of foreign law must be determined “in a manner conducive to audit”. Upon examination of the decisions, it can be stated that, as a result of the multiple applications of the same country's law, information about foreign law is now being gained by utilizing previous decisions, and a common approach to interpretation is being adopted.
Within the scope of our study, after briefly explaining the approach to applying foreign law and determining its content, we aim to highlight the important issues we have identified in the relevant Court of Cassation decisions.
Foreign Law Court of Cassation Adequate Research Adequate Determination Suitability for Auditing Unity of Jurisprudence Specialized Courts
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: Prof. Dr. Peter HAY 90. Doğum Günü Özel Sayısı |
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.