Özet:
İntra kranial tümörlerinin %5 i, posterior fossa tümörlerinin ’de %25 i beyin sapından köken alır. Çoğunluğu ponsta ve çocukluk çağında görülür, kötü prognozludur, Bu tümörler mesensefalon, pons, medulla, serviko medullar bileşkede yerleşir.
Beyin tümörlerinde, Bununla birlikte 19. yy da operasyonlar yapılmaya başlandı. Beyin sapında hayati merkezler olduğundan, tümörün kesin lokalizasyonu ve ulaşım yolları belirlenemediğinden operasyonlardan kaçınıldı.
2000 li yıllarda magnetik resonans görüntüleme yöntemlerindeki gelişme; histolojik tanıyı, önemli merkezleri ve traktusları, tümöre ulaşma yollarını net olarak gösterdi. Operasyon anında navigasyon, stimülatör, monitörizasyon ve manyetik resonans görüntülemenin kullanılması operasyonda gross total rezeksiyon şansını arttır.
Özellikle: mesen sefalon, medulla, serviko medullar bileşek tümörleri, fokal, exophytic ve iyi damarkasyona sahip olduklarından gross total rezeke edilmeye başlandı. Pontin intrensik, infiltratif gliomlarda hala kesin operasyon endikasyonu yoktur. Bu tümörler supratentorial malign astrositomlar gibi yayılmaya, rekürens yapmaya meyillidir, demarkasyonu yoktur, traktuslar boyunca hızla yayılırlar.
Beyin sapı tümörleri daha çok çocukluk yaşında görüldüğü için 4 yaşına kadar girus, sulkus, fissürler gelişmediğinden, 8 yaştan önce fonksiyonel haritalama, navigasyon yapılamadığından, afonksiyonel giriş yerinin bulunması hala problemlidir. Bu nedenle radyoterapi (3 yaştan sonra), kemoterapi, metilasyon ajanları, DNA tamir tedavileri, adaptif terapi ve eğer genetik tarama uygunsa, kök hücre tedavisi önemlidir.
Summary:
5% of all intracranial and 25% of posterior fossa tumors are originated from the brain stem. Seen mostly in children and in pons. They usually have bad prognosis. They imerge at mesencephalon, pons, medulla or cervico-medullay junction.
Brain surgeries were performed in the 19th century. Operation of the brain stem tumors howewer, were avoided because of their vital functions, diffculties of localization of the tumor and approaches.
In 2000`s the development of MRI and new sequences, allowed the surgeons to identify the important-vital centers, tracts and the ways to approach the pathology. Intaoperative use of navigation systems, electrophysiology, intaoperative MRI scanning increased the possibilitiy of gross total resection of tumors
At first, especially mesencephalon, medulla, cervico medullar junction tumors can be gross-total resected because they have better demarcation and are easily dissected from their surrounding tissue. There is still no absolute indication to resect intrensic infiltrative gliomas of pons. These tumors used to behave as malignant astocytomas, they are invasive, recurrence rate is high, spreads rapidly thorough the tracts.
Brain stem tumors are mostly seen in childhood and is still a challenge to find the afunctional entry point for the tumor because sulcus, gyrus and fissures are not properly developed until 4 years and it is not possible to perform a brain mapping until 8 years of age. Radiotherapy (>3 years age), chemotherapy, methilating agents, DNA repair treatments, adoptive therapy if genetic screening allows, stem cell therapy are important for the treatment.
Özet:
İntra kranial tümörlerinin %5 i, posterior fossa tümörlerinin ’de %25 i beyin sapından köken alır. Çoğunluğu ponsta ve çocukluk çağında görülür, kötü prognozludur, Bu tümörler mesensefalon, pons, medulla, serviko medullar bileşkede yerleşir.
Beyin tümörlerinde, Bununla birlikte 19. yy da operasyonlar yapılmaya başlandı. Beyin sapında hayati merkezler olduğundan, tümörün kesin lokalizasyonu ve ulaşım yolları belirlenemediğinden operasyonlardan kaçınıldı.
2000 li yıllarda magnetik resonans görüntüleme yöntemlerindeki gelişme; histolojik tanıyı, önemli merkezleri ve traktusları, tümöre ulaşma yollarını net olarak gösterdi. Operasyon anında navigasyon, stimülatör, monitörizasyon ve manyetik resonans görüntülemenin kullanılması operasyonda gross total rezeksiyon şansını arttır.
Özellikle: mesen sefalon, medulla, serviko medullar bileşek tümörleri, fokal, exophytic ve iyi damarkasyona sahip olduklarından gross total rezeke edilmeye başlandı. Pontin intrensik, infiltratif gliomlarda hala kesin operasyon endikasyonu yoktur. Bu tümörler supratentorial malign astrositomlar gibi yayılmaya, rekürens yapmaya meyillidir, demarkasyonu yoktur, traktuslar boyunca hızla yayılırlar.
Beyin sapı tümörleri daha çok çocukluk yaşında görüldüğü için 4 yaşına kadar girus, sulkus, fissürler gelişmediğinden, 8 yaştan önce fonksiyonel haritalama, navigasyon yapılamadığından, afonksiyonel giriş yerinin bulunması hala problemlidir. Bu nedenle radyoterapi (3 yaştan sonra), kemoterapi, metilasyon ajanları, DNA tamir tedavileri, adaptif terapi ve eğer genetik tarama uygunsa, kök hücre tedavisi önemlidir.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Cerrahi (Diğer) |
Bölüm | Derleme |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 25 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 15 Kasım 2024 |
Kabul Tarihi | 16 Ocak 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 34 Sayı: 1 |