Bu makale, postmodernist felsefe ile Dijital Çağ’ın epistemolojik dönüşümleri arasındaki kesişimleri incelemekte; postmodernizmin sabit ve evrensel bilgi paradigmalarına yönelik eleştirisinin, günümüzde bilginin üretimi ve dolaşımındaki değişimlerle nasıl örtüştüğünü tartışmaktadır. Lyotard, Foucault, Derrida ve Deleuze’ün düşüncelerinden hareketle, dijital ortamların çoğulculuk, parçalanmışlık ve merkezsizleşme niteliklerinin postmodern düşüncenin temel ilkelerini yansıttığı ileri sürülmektedir. Çalışma, Lyotard’ın üst-anlatılara duyulan kuşku kavramı, Foucault’nun iktidar/bilgi ilişkisi, Derrida’nın yapısöküm yaklaşımı ve Deleuze ile Guattari’nin rizom model kavramlarının dijital alanda nasıl somutlaştığını vurgulamaktadır; burada anlam ve otorite, algoritmalar, ağlar ve katılımcı medya aracılığıyla sürekli olarak yeniden müzakere edilmektedir. Bu makale ayrıca bu dönüşümlerin doğurduğu etik ve epistemolojik sorunları — yanlış bilginin yaygınlaşması, kurumsal güvenin zedelenmesi ve eleştirel dijital okuryazarlığın giderek artan gerekliliği — ele almaktadır. Sonuç olarak, dijital kültür postmodern çoğulculuğu ve kapsayıcılığı güçlendirirken, hakikatin istikrarsızlığını ve bilginin araçsallaştırılmasını da yoğunlaştırmaktadır. Çalışma, postmodern teoriyi dijital epistemoloji bağlamına yerleştirerek, hakikatin, otoritenin ve bilginin Bilgi Çağı’nda nasıl üretildiği ve tartışıldığına dair eleştirel bir yeniden değerlendirme çağrısı yapmaktadır.
This article explores the intersections between postmodernist philosophy and the epistemological transformations of the Digital Era, examining how the postmodern critique of fixed and universal knowledge paradigms aligns with current changes in information production and dissemination. Drawing on the ideas of Lyotard, Foucault, Derrida, and Deleuze, it argues that the pluralism, fragmentation, and decentralization characteristic of digital environments reflect the very principles of postmodern thought. The study highlights how concepts such as Lyotard’s incredulity toward metanarratives, Foucault’s power/knowledge nexus, Derrida’s deconstruction, and Deleuze and Guattari’s rhizomatic model manifest in the digital sphere, where meaning and authority are continuously negotiated through algorithms, networks, and participatory media. The paper considers the ethical and epistemological challenges posed by these transformations, including the proliferation of misinformation, the erosion of institutional trust, and the growing need for critical digital literacy. It concludes that while digital culture amplifies postmodern pluralism and inclusivity, it also intensifies the instability of truth and the instrumentalization of knowledge. By situating postmodern theory within the context of digital epistemology, the study calls for renewed critical engagement with how truth, authority, and knowledge are produced and contested in the Information Age.
Information Age Digital Era Truth Postmodernism Epistemology
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | 21. Yüzyıl Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA45CE96XC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 3 |
Âlemnümâ İnsan ve Toplum Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.