This article aims to analyze the animated film The Breadwinner (2017) through the philosophical framework of Gilles Deleuze and Félix Guattari’s concept of “deterritorialization.” The film's narrative structure, character transformation, and spatial organization are examined in relation to Deleuzian notions such as lines of flight, becoming, and the dissolution of fixed identities. Through the character of Parvana, the process of political subjectivation in resistance to gender norms is explored, supported by the aesthetic potential of animation. The formal separation between the realistic and mythical narratives illustrates how animation can function as a tool for thought production. Ultimately, the film constructs a deterritorializing aesthetic both politically and poetically, revealing animation’s potential as a medium for philosophical expression.
Bu makale, The Breadwinner (2017) adlı animasyon filmin Gilles Deleuze ve Félix Guattari’nin “yersizyurtsuzlaşma” kavramı çerçevesinde biçimsel ve anlatısal çözümlemesini yapmayı amaçlamaktadır. Filmdeki anlatı yapısı, karakter dönüşümü ve mekânsal örgütlenme, Deleuze felsefesinin merkezinde yer alan kaçış çizgileri, oluş halleri ve sabit kimliklerin çözülmesi gibi temalarla yakından ilişkilidir. Parvana karakteri üzerinden toplumsal cinsiyet normlarına karşı geliştirilen özneleşme süreci, animasyonun sunduğu estetik olanaklarla desteklenerek hem duyusal hem düşünsel bir direniş alanı yaratır. Gerçek ve masal anlatılarının biçimsel olarak ayrıştırılması, animasyonun düşünce üretiminde nasıl bir araç olabileceğini gösterir. Film, hem politik hem poetik düzeyde yersizyurtsuzlaştırıcı bir estetik inşa ederken, animasyonun felsefi söylem üretme kapasitesini de görünür kılmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |