İskitler tarih sahnesine M.Ö. 1000 çıkmış ve adeta bir kasırga misali kendilerinden söz ettirmişlerdi. İskitler konusunu ise İskitlere ait ilk buluntular çarlık sarayına gelince başlamış çar Büyük I. Petro (Pyort Romanov) derhal bölgeye bazı bilim insanlarını göndererek bu buluntuların kime ait olduğunun bulunmasını ve buluntuların Çarlık Bilimler Akademisine gönderilmesini istemiştir. İşte İskit çalışmaları böyle bir ortamda başlamış daha sonra İskitlerin kökeni tartışması hız kazanmıştır. Antik kaynaklarda kültürleri ve yaşam biçimleri anlatılan bu kavmin kültürel ve yaşam biçimi olarak Türk-Moğol kanını taşıyanlara benzemesi dikkati çekerken, antik kaynaklarda geçen isimlerin kökeni ise tartışmalara neden olmuş kimi bir İrani dil ailesine ait görürken kimileri Turani bir aile mensup olacağını savunmuştur. Özellikle Heredot, Strabo, Ephorus, Hippocrates gibi önemli yazarların aktardığı bilgilere İskitlere ait derin veriler sunmaktadır. Biz de Antik ve Ortaçağ kaynakların kökenlerini bulmaya işaret edecek bütün delilleri ve bu delilleri inceleyen bilim insanları ele alarak bu makale kapsamında İskitlerin Türk-Moğol kökenli bir boy-kabile konfederasyonu oldukları ortaya koymaya çalıştık. Özellikle İskit kelimesini kullanana Ortaçağ kaynaklarında Got, Ostrogot ve Vizigot’lara da İskit denildiğini söyleyen bilim insanlarını görüşlerinin ise doğru olmadığını bu kroniklerde her kavme kendi isimleriyle seslendiği tespit ettik. Verilen tüm bilgileri hem tarihi, hem filolojik, hem coğrafi hem de arkeolojik buluntular ışığında yorumlayarak ele aldığımız için bir bilginin yanlış olup olmadığını kolayca anlaşılmıştır. Bunun sonucunda kökenlerinin ve dillerinin Ural-Altay dil ailesine mensup olduğu görülmüş fakat zamanla parçalanan İskitlerin din, dil ve kültürel açıdan asimle oldukları tespit edilmiştir.
The Scythians appeared on the stage of history in 1000 BC and made a name for themselves like a hurricane. The first finds of Scythians came to the tsarist palace and the tsar Peter I (Pyort Romanov) immediately sent some scientists to the region to find out who these finds belonged to and to send them to the Tsarist Academy of Sciences. It was in such an environment that Scythian studies began, and then the debate on the origin of the Scythians gained momentum. While it is noteworthy that this tribe, whose cultures and lifestyles are described in ancient sources, resembles those who carry Turkish-Mongolian blood in terms of culture and lifestyle, the origin of the names mentioned in ancient sources caused controversy, while some saw them as belonging to an Iranian language family, others argued that they would belong to a Turanian family. Especially the information provided by important authors such as Herodotus, Strabo, Ephorus, Hippocrates provides deep data on the Scythians. Within the scope of this article, we have tried to reveal that the Scythians were a tribe-tribe confederation of Turkic-Mongolian origin by considering all the evidence that will point to finding the origins of ancient and medieval sources and the scholars who examined these evidence. We have determined that the views of the scholars who say that the medieval sources, especially those who use the word Scythian, are called Goths, Ostrogoths and Visigoths are also called Scythians, are not correct, and that these chronicles call each tribe by their own names. As a result, it was seen that their origins and languages belonged to the Ural-Altaic language family, but it was determined that the Scythians, who disintegrated over time, were assimilated in terms of religion, language and culture
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sanat Tarihi, İslam Öncesi Türk Tarihi, Orta Asya Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 32 |
Asya Studies dergisinde yer alan eserler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.