The Global South's responses to the Ukraine-Russia War signal important changes in world politics. While these countries have responded to the crises created by the war with different strategies, they have tended to see themselves in a more independent position in the current international order. While some states, trying to remain neutral, have emphasized their mediation role, others have taken sharper positions in order to protect their economic and political interests. The war has deeply affected developing countries by severely disrupting energy and food supply chains. This crisis accelerated the search for alternative sources of trade and energy and led the countries of the Global South to seek new partnerships. At the same time, these countries have been more cautious about Western sanctions and have refrained from completely severing ties with Russia. Many countries, especially in Africa and Asia, pursued a policy of balance to avoid the economic impact of the war. In the context of the new world order, this process revealed the desire of the countries of the Global South to assume a more active role. With the Western-centered order being questioned, there has been a shift towards a multipolar world order. Great powers such as China, India and South Africa have sought to increase their influence both in their regions and on a global scale. The Ukraine-Russia War is not only a conflict between two countries, but also a reflection of the reshaping of the international balance of power. The Global South, as an important actor in this process, has the potential to influence the future of international relations. This opens the door to a multipolar world order. The article emphasizes that the Ukraine-Russia War is not only a conflict between two countries, but also sheds light on the process of changing the international balance of power.
Küresel Güney’in Ukrayna-Rusya Savaşı’na yönelik tepkileri, dünya siyasetinde önemli değişimlerin işaretlerini taşımaktadır. Bu ülkeler, savaşın yarattığı krizlere farklı stratejilerle yanıt verirken, mevcut uluslararası düzende kendilerini daha bağımsız bir konumda görme eğilimine girmişlerdir. Tarafsız kalmaya çalışan bazı devletler, arabuluculuk rollerini öne çıkarırken, diğerleri ekonomik ve siyasi çıkarlarını koruma kaygısıyla daha keskin pozisyonlar almıştır. Savaş, enerji ve gıda tedarik zincirlerini ciddi ölçüde sekteye uğratarak gelişmekte olan ülkeleri derinden etkilemiştir. Bu kriz, alternatif ticaret ve enerji kaynakları arayışlarını hızlandırmış, Küresel Güney ülkelerinin yeni iş birliklerine yönelmesine neden olmuştur. Aynı zamanda bu ülkeler, Batı’nın yaptırımlarına daha temkinli yaklaşmış ve Rusya ile tamamen ilişkileri koparmaktan kaçınmıştır. Özellikle Afrika ve Asya'daki birçok ülke, savaşın ekonomik etkilerinden kaçınmak için denge siyaseti gütmüştür. Yeni dünya düzeni bağlamında, bu süreç Küresel Güney ülkelerinin daha etkin bir rol üstlenme isteklerini ortaya koymuştur. Batı merkezli düzenin sorgulanmasıyla birlikte, çok kutuplu bir dünya düzenine doğru bir geçiş gözlemlenmiştir. Çin, Hindistan ve Güney Afrika gibi büyük güçler, bu dönemde hem bölgelerinde hem de küresel ölçekte etkilerini artırmaya çalışmıştır. Ukrayna-Rusya Savaşı, sadece iki ülke arasındaki çatışma değil, aynı zamanda uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillenmesinin bir yansımasıdır. Küresel Güney, bu süreçte önemli bir aktör olarak, uluslararası ilişkilerin geleceğini etkileme potansiyeline sahiptir. Bu durum, çok kutuplu bir dünya düzeninin kapısını aralamaktadır. Makale, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olmadığını, aynı zamanda uluslararası güç dengelerinin değişim sürecine ışık tuttuğunu vurgulamaktadır.
Küresel Güney Ukrayna Rusya Yeni Dünya Düzeni Çok Kutupluluk
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Siyaset |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 32 |
Asya Studies dergisinde yer alan eserler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.