Türkiye’de son dönemde gerçekleştirilen anayasa değişiklikleri, özellikle yargı organı olmak üzere, kuvvetler ayrılığı ilkesini derinden etkilemiştir. Bu makale, 2017 yılında kurumsallaştırılan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi çerçevesinde anayasal düzenin koruyucusu olarak Anayasa Mahkemesi’ne odaklanmaktadır. Söz konusu rejimde Cumhurbaşkanı yürütme yetkisini elinde bulundurmakta ve kararnameleri doğrudan Anayasa’ya dayanarak çıkarabilmektedir. Bu durum, kararnamelerin çıkarılmasında yasamanın geleneksel rolünü ortadan kaldırmıştır. Böylece yürütmenin, anayasal sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla, yasama benzeri bir faaliyet yürütmesi mümkün hale gelmiş; bu da Anayasa Mahkemesi’nin önemini artırmıştır. Mahkeme artık olağan dönemlerde çıkarılan cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin hem şekil hem de esas bakımından Anayasa’ya uygunluğunu denetlemekle sorumludur. Bu çalışma, 2017’deki rejim değişikliğinin, “güçlü lider başkanlığı”nı tesis eden dönüşümün, Anayasa Mahkemesi’ni fiiliyatta zayıflatıp zayıflatmadığını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. 1982 Anayasası’nın ilk hali ile güncel hali arasında yapılacak karşılaştırmalı analiz, kuvvetler ayrılığındaki değişimin boyutlarını ortaya koyacaktır. Ayrıca, demokratik işleyiş bakımından sorunlarla karşı karşıya bulunan bir ülkede Mahkeme’nin mevcut işlevi de ele alınacak; bu bağlamda anayasal düzenin aşındırılmasına hizmet eden bir araç hâline gelme riski taşıyıp taşımadığı yahut hâlâ anayasal düzenin koruyucusu rolünü üstlenip üstlenemediği sorusu gündeme getirilecektir.
Kuvvetler Ayrılığı Anayasa Mahkemesi Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası Başkanlık Sistemi
Türkiye's recent constitutional amendments have profoundly impacted the separation of powers, particularly the judiciary. This article focuses on the Constitutional Court as the guardian of the constitutional order under the presidential government system established in 2017. In this regime, the President of the Republic holds executive authority and can issue decrees directly based on the Constitution, eliminating the legislature's traditional role in authorizing executive decrees. This shift has enabled the executive to engage in legislative-like activity, albeit with constitutional limitations, increasing the significance of the Constitutional Court. The Court is now responsible for reviewing presidential decrees issued during ordinary times to ensure compliance with the Constitution in both form and substance. This paper aims to assess whether the 2017 regime change—establishing a strongman presidency—has weakened the Constitutional Court in practice. A comparative analysis of the 1982 Constitution’s initial and recent versions will illustrate the extent of shifts in the separation of powers. Additionally, this paper will consider the Court’s current function in a nation facing democratic performance challenges, raising the question of whether the Court risks becoming a tool for de-constitutionalization or if it can still serve as a protector of constitutional order.
Separation of Powers Constitutional Court The 1982 Constitution of the Republic of Türkiye Presidential System
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Anayasa Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 28 |