Ceza hukuku uyarınca özgürlüğü kısıtlanan bireylerin, ölümcül bir hastalığa yakalanan yakınlarını ziyaret edebilmeleri veyahut vefatları halinde cenaze törenine katılabilmeleri bir insan hakkı olarak kabul edilmiştir. Bu hakkın tanınması uluslararası alanda pozitif yükümlülük olarak devletlere yüklendiği gibi, çağdaş ceza hukukunda suç ve ceza politikası bakımından da suçluların ıslahında önem taşımaktadır. Türk hukukunda ise tutuklu ve hükümlülerin mazeret izinleri, mazeret izinlerini hangi şartlar altında ve hangi usulle kullanabilecekleri hususları 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.
Makalede öncelikle hükümlülerin infaz kurumlarında hak sahibi birer birey olarak kabul edilmelerine giden süreç, bunun ardından ise izin hakkı kapsamında yer alan mazeret izninin ne olduğu ve önemi, mazeret izninin kabul edildiği uluslararası metinler üzerinden açıklanacaktır. Ardından mazeret izninin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında nasıl yer bulduğu ve de mazeret izninin kullandırılmasında Mahkemece göz önüne alınması gerektiği tespit edilen kriterler ele alınacaktır. Akabinde Türk İnfaz Hukukunda mazeret izninin nasıl düzenlendiği ve düzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince belirlenen standartlar ile ne oranda uyuştuğu incelenecektir. Mevzuata ilişkin incelemenin ardından ise Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında bu düzenlemenin nasıl uygulandığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarının Anayasa Mahkemesi kararlarını etkileyip etkilemediği ve Anayasa Mahkemesinin hükümlülerin mazeret izni hususunda etkili bir hukuk yolu olarak kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilecektir. Böylece ulusal mevzuat ve uygulamanın, uluslararası insan hakları hukukunda mazeret iznine ilişkin olarak öngörülen şartlarla ne oranda örtüştüğü araştırılacak ve de tespit edilen aykırılıkların daha adil ve insan haklarına duyarlı hale nasıl giderilebileceğine ilişkin öneriler sunulacaktır.
mazeret izni izin hakkı infaz hukuku hükümlü bireyselleştirilmiş inceleme
Under criminal law, the ability of individuals whose liberty has been restricted to visit close relatives suffering from terminal illnesses or to attend their funeral ceremonies in the event of their death is recognized as a human right. The recognition of this right places a positive obligation on states at the international level and is also significant in contemporary criminal law in terms of crime and punishment policy, particularly concerning the rehabilitation of offenders. In Turkish law, the compassionate leave of detainees and convicts, the conditions under which they can use this leave, and the applicable procedures are regulated by Law No. 5275 on the Execution of Sentences and Security Measures.
The article will first examine the process leading to the acceptance of convicts as individuals possessing rights within penal institutions. Following this, it will explain the definition and importance of compassionate leave as part of the right to leave, based on international instruments that recognize this right. Subsequently, the article will analyze how compassionate leave has been addressed in the decisions of the European Court of Human Rights and the criteria identified by the Court that should be considered when granting such leave. Afterwards, the regulation of compassionate leave in Turkish Execution Law and the extent to which this regulation aligns with the standards set by the European Court of Human Rights will be examined. Following the analysis of the legislation, the article will evaluate how this regulation has been applied in the individual application decisions of the Constitutional Court, whether the decisions of the European Court of Human Rights have influenced the Constitutional Court's rulings, and whether the Constitutional Court can be considered an effective legal remedy regarding the compassionate leave of convicts. Thus, the study will investigate the degree to which national legislation and practice overlap with the conditions stipulated for compassionate leave in international human rights law and will offer recommendations on how to address any identified discrepancies in a more just and human rights-sensitive manner.
compassionate leave right to leave execution law convict individualized assessment
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 2 |