İkinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye uluslararası gelişmelerin etkisiyle siyasi, askeri ve ekonomik olarak Amerika Birleşik Devletleri önderliğindeki Batı Blok’una yaklaşmıştır. Savaşın sona ermesiyle yıkılan Avrupa ekonomilerinin yeniden ayağa kaldırılması düşüncesiyle ABD’nin güdümü ve teşvikiyle kurulan Dünya Bankası ve IMF’ye Türkiye de dahil olmuş ve tüm ekonomisini bu kuruluşların mevzuatına göre düzenlemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hükümetleriyle başlayan liberal politikalar özellikle 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti(DP)’yle ön plana çıkmış, DP iktidarının 1950-1953 yılları arasında benimsediği tarıma dayalı ekonomik politkaların başarısı 1954 yılından itibaren gerilemeye başlamıştır. Dünya Bankası’nın, imar ve kalkınma amacıyla Türkiye’ye sağladığı krediler ve uluslararası kuruluş ve ülkelerden alınan borçların finansmanında yönelik yaşanan zorluklar, IMF’nin Türkiye ekonomisine müdahalesine ve DP iktidarı boyunca Türkiye’ye hakaret olarak algılanan devalüasyon önerisine neden olmuş ancak Menderes Hükümetlerinde karşılık bulmamıştır. Hükümet tarafından gösterilen dirence rağmen 1958 sonrası derinleşen ekonomik kriz, IMF ile Türkiye arasında bir istikrar programının imzalanmasına, Türk lirasının tarihindeki en yüksek değerde devüle edilmesine ve borçların ertelenmesine giden süreci başlatmıştır. Türk ekonomi tarihinde derin izler bırakan bu kararlar, liberal ve plansız ekonomi politikaların önce iflasını daha sonra ise IMF istikrar programıyla yeniden inşa çabalarını göstermektedir. Bu çalışmada 4 Ağustos 1958 tarihinde Türkiye ile IMF arasında imzalan istikrar programına giden süreç ve sonuçları Türkiye-IMF ilişkileri ekseninde değerlendirilmektedir.
IMF Dünya Bankası Demokrat Parti devalüasyon istikrar programı.
After the Second World War, Turkey, under the influence of international developments, moved closer politically, militarily and economically to the Western bloc led by the United States of America. Turkey joined the World Bank and the International Monetary Fund (IMF), which were established under the guidance and encouragement of the United States with the idea of reviving the European economies that had collapsed at the end of the war, and regulated its entire economy according to the legislation of these organisations. The liberal policies that began with the Republican People’s Party (CHP) governments came to the fore especially with the Democratic Party (DP), which came to power in 1950, and the success of the agricultural-based economic policies adopted by the DP government between 1950 and 1953 began to decline in 1954. The loans granted to Turkey by the World Bank for reconstruction and development purposes and the difficulties in financing the debts contracted from international organisations and countries led to the intervention of the IMF in the Turkish economy and the devaluation proposal, which was perceived as an insult to Turkey during the DP government, but did not find a response from the Menderes governments. The deepening economic crisis after 1958 led, despite the government's resistance, to the signing of a stabilisation programme between the IMF and Turkey, the devaluation of the Turkish lira to the highest level in its history and the deferral of debts. These decisions, which have left deep traces in the history of the Turkish economy, show first the bankruptcy of liberal and unplanned economic policies and then the reconstruction efforts with the IMF stabilisation programme. This study evaluates the process leading to the stabilisation programme signed between Turkey and the IMF on 4 August 1958 and its results within the axis of Turkey-IMF relations.
IMF World Bank Democratic Party devaluation stabilisation programme.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Temmuz 2024 |
| Kabul Tarihi | 17 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 30 |