This article examines the comprehensive policies of supervision, regulation, and intervention implemented by the Republic of Turkey towards foreign and minority schools during the founding period of the Republic, within a historical, legal, and sociological context. These schools, which had gained privileged status through capitulations inherited from the Ottoman Empire, became central to the Republic’s efforts to establish sovereignty over education and to construct a national identity. Particularly after the enactment of the Tevhid-i Tedrisat (Unification of Education) Law, the curricula of foreign and minority schools were nationalized, and courses such as Turkish Language, Turkish History, and the Geography of Turkey were made compulsory. Furthermore, these subjects were required to be taught by Turkish teachers, indicating that educational policies were simultaneously employed as instruments of identity formation.
The stipulation in the Treaty of Lausanne, which explicitly stated that foreign schools would be subject to Turkish domestic law, provided the legal basis for such supervision. Beginning in 1924, the Ministry of Education (Maarif Vekâleti) initiated a multifaceted process of control over these schools. This process included the renewal of school licenses, the review of teaching staff qualifications, the removal of religious symbols and images from school buildings, and the prohibition of religious propaganda. Schools that resisted these measures—particularly French, Italian, American, and Austrian institutions—faced strict enforcement measures, including closures, reflecting the Republic’s uncompromising stance on protecting its sovereign rights.
These interventions were not merely educational policies but also reflections of the new regime’s understanding of secularism, its desire to construct a cohesive national identity, and its determination to assert an independent stance in international diplomatic relations. This study analyzes the process within the historical continuity extending from the Ottoman Empire to the Republic, thereby demonstrating the multi-dimensional nature of the foreign schools issue, situated at the intersection of sovereignty, identity, and diplomacy. Ultimately, it is emphasized that the reforms introduced by the Tevhid-i Tedrisat Law had lasting effects not only on the field of education but also on the processes of national identity construction, the establishment of cultural hegemony, and the consolidation of the state’s sovereign rights within its territory.
Keywords: Tevhid-i Tedrisat, foreign and minority schools, national identity, education policy.
Tevhid-i Tedrisat foreign and minority schools national identity education policy
Bu makale, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde yabancı ve azınlık okullarına yönelik olarak yürürlüğe koyduğu kapsamlı denetim, düzenleme ve müdahale politikalarını tarihsel, hukuksal ve sosyolojik bağlamda ele almaktadır. Osmanlı Devleti’nden devralınan kapitülasyonlarla ayrıcalıklı hale gelen bu okullar, Cumhuriyet’in eğitimde egemenlik tesis etme ve millî kimlik inşa etme çabalarının merkezinde yer almıştır. Özellikle Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında yabancı ve azınlık okullarının müfredatlarının millîleştirilmesi, Türkçe, Türk Tarihi ve Türkiye Coğrafyası derslerinin zorunlu hale getirilmesi ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması gibi uygulamalar, eğitim politikalarının aynı zamanda birer kimlik inşa aracı olarak devreye sokulduğunu göstermektedir.
Lozan Antlaşması’nda yabancı okulların Türkiye’nin iç hukukuna tabi olacağının karara bağlanması, bu okullar üzerindeki hukuki denetimin temel dayanağını oluşturmuş ve Maarif Vekâleti, 1924’ten itibaren bu okullar üzerinde çok yönlü bir denetim ve kontrol süreci başlatmıştır. Bu süreçte okul ruhsatlarının yenilenmesi, öğretmen kadrolarının incelenmesi, okul binalarındaki dinî sembollerin ve resimlerin kaldırılması, dinî propagandanın yasaklanması gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir. Özellikle Fransız, İtalyan, Amerikan ve Avusturya okulları, bu uygulamalara karşı direnç göstermiş, ancak Cumhuriyet yönetimi, egemenlik haklarının tavizsiz savunulması ilkesi doğrultusunda bu okullara karşı kapatma dahil olmak üzere sert tedbirler uygulamıştır.
Bu müdahaleler, yalnızca bir eğitim politikası değil, aynı zamanda yeni rejimin laiklik anlayışının, millî kimlik oluşturma çabasının ve uluslararası diplomatik ilişkilerde bağımsız bir duruş sergileme kararlılığının yansıması olarak şekillenmiştir. Makale, bu süreci Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel süreklilik içinde analiz ederek, yabancı okullar meselesinin egemenlik, kimlik ve diplomasi arasındaki çok boyutlu ilişkisini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun getirdiği reformların yalnızca eğitim alanında değil, millî kimlik inşası, kültürel hegemonya kurulması ve devletin kendi topraklarındaki egemenlik haklarını güçlendirmesi açısından da kalıcı etkiler yarattığı vurgulanmaktadır.
Anahtar kelimeler: Tevhid-i Tedrisat, yabancı ve azınlık okulları, millî kimlik, eğitim politikası.
Tevhid-i Tedrisat Yabancı ve azınlık okulları milli kimlik eğitim politikası
Bu çalışma, akademik dürüstlük ve etik ilkelere uygun olarak yürütülmüştür. Belge ve arşiv analizi gibi nitel araştırma yöntemlerine dayandığı için etik kurul onayı gerektirmemektedir. Araştırma kapsamında insan katılımcılardan veri toplanmamış, kişisel bilgi veya hassas içerik kullanılmamıştır. Bu nedenle araştırma sürecinde herhangi bir etik ihlal söz konusu değildir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |