Madenler, insanlık tarihi boyunca pek çok medeniyetin ticari, askeri ve sosyal alanda kullandığı önemli kaynaklar arasında yer almıştır. Hem ekonomik olarak hazineye gelir getirmesi hem de pek çok farklı alanda kullanılmasından dolayı Osmanlı Devleti sahip olduğu madenlerin çıkarılmasına büyük önem göstermiş ve işletilebilmesi amacıyla yeni ocakların açılması için çaba sarf etmiştir. Geniş bir coğrafyada hüküm sürülmesine bağlı olarak farklı maden kaynaklarından istifade edilmesi yoluna gidilmiştir. Madencilik faaliyetleri klasik dönemde devlet eliyle gerçekleştirilirken 19. yüzyılda dünyadaki madencilik alanında görülen gelişmelere bağlı olarak özel mülkiyet kavramının da gelişmesi ile yerli ve yabancı kimseler tarafından işletilmeye başlanmıştır. Madencilik faaliyetlerinin dünya genelinde yaygınlaşmasıyla birlikte bu alanda ortaya çıkan sorunların ne şekilde çözülmesi gerektiği ve maden kullanım tasarrufunun kimlere verilebileceği gibi hususlarda bazı hukuki düzenlemeler yapma yoluna gidilmiştir. Osmanlı Devleti’nde 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan kanunlaşmanın etkisiyle madenler konusunda 1861’de bir nizamname yayınlanarak madencilik sahasının etkili bir şekilde işletilmesi noktasında adım atılmıştır. Bu nizamnamenin ardından 1867’de yabancılara da maden işletim hakkının verilmesiyle birlikte ülke sınırları içerisinde bulunan pek çok maden yabancılar tarafından da işletilebilir hale gelmiştir. Maden hukuku konusundaki boşlukları doldurmak amacıyla ilerleyen zamanlarda da yeni maden nizamnameleri çıkarılmıştır. Batı Anadolu bölgesinde yer alan ve çok eski bir yerleşim yeri olan Denizli’de tarih boyunca zımpara, krom, linyit, kükürt, bakır gibi çeşitli madenler çıkarılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı döneminde maden işletmeciliğinin Denizli’de nasıl bir seyir gösterdiği, bölgedeki madenlerin nerelerden çıkarıldığı, madenlerin çıkarılması sırasında işletmecilerle arazi sahipleri arasında çıkan sorunların neler olduğu ve bu madenlerin kimler tarafından işletildiği hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.
Throughout human history, mines have been among the important resources used by many civilisations in commercial, military and social fields. The Ottoman Empire attached great importance to the extraction of the mines it owned, both because they brought income to the treasury economically and because they were used in many different fields, and endeavoured to open new quarries for their exploitation. Depending on the fact that the Ottoman Empire ruled over a wide geography, different mineral resources were utilised. While mining activities were carried out by the state in the classical period, they started to be operated by local and foreign people with the development of the concept of private ownership due to the developments in the field of mining in the 19th century. As mining activities became widespread throughout the world, some legal arrangements were made on how the problems arising in this field should be solved and to whom the disposition of mine use could be given. With the effect of the increasing legalisation in the Ottoman Empire as of the second half of the 19th century, a regulation on mines was published in 1861 and a step was taken towards the effective operation of the mining field. Following this regulation, with the granting of private property rights to foreigners in 1867, many mines within the borders of the country could be operated by foreigners. In order to fill the gaps in mining law, new mining regulations were issued in the following periods. Various mines such as sandpaper, chromium, lignite, sulphur and copper were mined throughout history in Denizli, which is located in Western Anatolia and is a very old settlement. This study aims to provide information about the course of mining in Denizli during the Ottoman period, which mines the region had and by whom these mines were operated.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |