Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletleriyle mağluplar ve umduğunu bulamayan devletler arasındaki anlaşmazlıklar yeni bir savaşın habercisi olmuş, 1930'larda artan gerginlik, işgallere, ilhaklara, sınır ihlallerine ve çatışmalara yol açmıştır. Devletlerin diplomatik yollarla çözüm aradıkları görülse de, bunun ne kadar samimi olduğu tartışmalıdır. Nitekim anlaşma çabaları sözde kalmış; 1939, ikinci savaşın başlamasını kaçınılmaz kılmıştır. 1939 öncesinde olduğu gibi, bu yıl itibarıyla da devletlerin diplomatik temasları eksik olmamış ve savaşın sonuna kadar devam etmiştir. Ancak 1930'lardaki temaslar, ittifakların kurulması veya kurulmaması yönünde olmuştur. Yahut mevcut ittifaka yeni üyeler dahil etme ya da tarafsızları diğer ittifaka kaptırmama amacı güdülmüştür. Savaş sırasında askeri diplomasi yoğunluk kazanmış; genellikle cephelerdeki gelişmelere ilişkin yeni plan ve stratejiler üretmeye dayalı ittifak içi toplantılar yapılmıştır. Ülkelerin hem savaş sırasında hem de önceki yıllarda, kendi taraflarına güç toplamak veya karşı tarafın güçlenmesini engellemek için sık sık diplomatik temaslarda bulunduğu devletlerden biri şüphesiz Türkiye olmuştur. Stratejik kıymeti olan Türkiye’yle görüşmeler yapıldığı gibi kendisinin bulunmadığı toplantılarda da sıkça adı geçmiştir. Türkiye, bu öneminin bilincinde olarak, küresel gelişmeleri takip etmiş, diğer ülkelerle ilişkilerini ulusal çıkarları çerçevesinde şekillendirerek bu yılları barış içinde geçirebilmiştir. Esasen tarafsız sayılamayacak ölçüde taraflı davranan Türkiye, yakın olduğu tarafla ilişkilerinde mesafeyi ayarlayabilmiş ve karşı tarafla bağlarını tamamen koparmamıştır. Böylece iyi bir diplomatik sanatçı olduğunu kanıtlayarak diplomasi yeteneğini ortaya koyabilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'yi kendileriyle birlikte savaşa sokmaya çalışan devletlerin savaş öncesi dönemdeki faaliyetleri, fikirleri ve amaçları değerlendirilmiş, Türk diplomasisindeki gelişmeler savaş bağlamında incelenmiştir. İlk başlık, 1930'lardan savaştan bir yıl öncesine kadar olan gelişmeleri, ikinci başlık ise son yılla sınırlı olup Ekim 1938'den Ekim 1939'a kadar olan dönemi kapsamaktadır. Makalenin yazımında kullanılan resmi belgeler, araştırma çalışmaları ve süreli yayınlar Türkiye ile sınırlı kalmamış, kapsam geniş tutulmaya çalışılmıştır.
1930'lu Yıllar Savaş Diplomasisi İkinci Dünya Savaşı Türk Dış Politikası Türk Diplomasisi
Disagreements between the victorious powers of World War I and the defeated and disillusioned powers heralded a new war, and the escalating tensions of the 1930s led to invasions, annexations, border violations, and clashes. While states appear to have sought a solution through diplomatic means, the extent of this sincerity is debatable. Indeed, efforts to reach an agreement remained nominal; 1939 made the outbreak of the second war inevitable. As before 1939, diplomatic contacts between states continued unabated and continued until the end of the war. However, contacts in the 1930s focused on the establishment or non-establishment of alliances. These efforts were aimed at either integrating new members into existing alliances or preventing neutrals from joining other alliances. Military diplomacy intensified during the war, with intra-alliance meetings generally focused on developing new plans and strategies related to developments on the fronts. Turkey was undoubtedly one of the countries where countries frequently engaged in diplomatic contact, both during the war and in the years preceding it, to consolidate power for their own side or to prevent the strengthening of the opposing side. While negotiations were held with Turkey, which held strategic value, his name was frequently mentioned in meetings in which he was not present. Aware of this importance, Turkey followed global developments and shaped its relations with other countries within the framework of its national interests, thus achieving peace during these years. While Turkey, which was essentially biased beyond neutrality, managed to maintain a distance in its relations with its allies and maintained its ties with the other side. Thus, it demonstrated its diplomatic talent by demonstrating its skill as a diplomatic artist. This study evaluates the pre-war activities, ideas, and objectives of the states that attempted to bring Türkiye into the war alongside them, and examines developments in Turkish diplomacy within the context of the war. The first section covers developments from the 1930s to the year before the war, while the second section is limited to the final year, covering the period from October 1938 to October 1939. The official documents, research studies, and periodicals used in the article were not limited to Turkey; the scope was broad.
1930s War Diplomacy World War II Turkish Foreign Policy Turkish Diplomacy
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |