The United Nations Convention on the Law of the Sea (LOSC) establishes a comprehensive international maritime order. Its compulsory dispute settlement system serves as a cornerstone of the LOSC`s architecture. Naturally, compliance with the decisions of the LOSC mechanisms is critical to the functioning of a rules based international legal order. Non-compliance risks undermining the authority of international courts and tribunals and eroding the integrity of the LOSC regime. This article examines the binding force of LOSC dispute settlement decisions, focusing on the implications of the 2016 South China Sea (SCS) arbitration between the Philippines and China. Despite the Tribunal's unanimous award, China has consistently maintained a policy of non-compliance thus far. This defiance, particularly from a great power, causes tensions within the LOSC dispute settlement system. Nonetheless, State Practice shows overwhelming compliance in most cases. This demonstrates that the system remains to be a credible mechanism. The SCS award, while currently resisted by China, provides a strong legal basis that can influence future jurisprudence and state practice. The article notably points out that China's non-compliance may not be permanent.
Rule of Law at Sea South China Sea Arbitration UNCLOS Annex VII Arbitration Compliance with Arbitral Awards
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, 1982 (BMDHS) denizlere ilişkin kapsamlı bir uluslararası hukuk düzeni tesis etmektedir. BMDHS’nin zorunlu uyuşmazlık çözüm sistemi, Sözleşme mimarisinin en temel yapı taşlarından biridir. Bu çerçevede, BMDHS’de öngörülen mekanizmalar tarafından verilen uluslararası mahkeme ve tahkim kararlarına riayet, kurallara dayalı uluslararası hukuk nizamının işlerliği bakımından kritik önemi haizdir. Bahsekonu kararlara riayet edilmemesi ise, uluslararası uyuşmazlıkların çözüm mekanizmalarının itibarını zayıflatma ve BMDHS rejiminin insicamını aşındırma riski taşımaktadır. Bu çalışma, BMDHS mekanizmalarının kararlarının bağlayıcı niteliğini incelemekte; özellikle Filipinler ile Çin arasında 2016 tarihli Güney Çin Denizi tahkimi kararının denizde hukukun üstünlüğü bakımından doğurduğu sonuçlara odaklanmaktadır. Tahkim mahkemesinin oybirliğiyle verdiği karara rağmen Çin, bugüne kadar sozkonusu kararı tanımama ve uygulamama yönünde istikrarlı bir tutum sürdürmüştür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyesi ve aynı zamanda büyük bir deniz gücü olan bir devletin bu yöndeki mezkûr tutumu, BMDHS uyuşmazlık çözüm sisteminin uzun vadeli sürdürülebilirliği bakımından yapısal gerilimlere neden olmaktadır. Bununla birlikte, uluslararası devlet uygulamaları genel olarak BMDHS mekanizmalarının kararlarına yüksek düzeyde uyumun kural, bunlara riayet etmemenin ise istisna olduğunu göstermektedir. Bu durum, mevcut sistemin bütün olarak hâlen güvenilir bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmayı sürdürdüğüne işaret etmektedir. Güney Çin Denizi kararı Çin tarafından halihazırda dirençle karşılanmakla birlikte, benzer konularda, gelecekteki uluslararası hukuk içtihatlarını ve devlet uygulamalarını etkileyebilecek ziyadesiyle güçlü bir hukuki zemin sunmaktadır. Çalışma ayrıca, Çin’in mevcut olumsuz tutumunun, geçmişteki diğer örnekler ışığında, zaman içerisinde değişebileceğine dikkat çekmektedir.
Güney Çin Denizi Tahkimi BMDHS Ek VII Tahkimi Tahkim Kararlarına Riayet Denizde Hukukun Üstünlüğü
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Uzay, Denizcilik ve Havacılık Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |