Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel bellektir. İnsanlar arası iletişimin temelini oluşturan dilin ardından gelen en önemli unsur hitaptır. Hitap, yalnızca kullanılan kelimenin anlamı ile değil, bu kelimenin nasıl bir ses tonuyla söylendiğiyle de derinlik kazanır. Özellikle “sen”, “siz” ya da özel isimlerle yapılan hitaplarda ses tonuna yüklenen duygular (sevgi, öfke, şaşkınlık vb.) karşı tarafın algısını şekillendirir. Bu bağlamda, insanın birine doğrudan ismiyle değil de sevgi ve şefkat içeren mecazlarla hitap etme ihtiyacı duyduğu görülür.
Hitap biçimleri, hem Türkçe’de hem Ukraynaca’da toplumsal değerlerin, düşünsel yapının ve kolektif zihniyetin izlerini taşır. Bu dillerde sıkça başvurulan hayvan metaforları, antropomorfik eğilimlerle şekillenerek mecaz gücünü ortaya koyar. Örneğin Türkçede “kuzum” ifadesi çocuklara sevgiyle hitap etmek için kullanılırken, Ukraynaca’da benzer işlevi “Мій зайчик” (tavşanım) görmektedir. Ancak aynı hayvanlara atfedilen özellikler diller arasında farklılık gösterebilir. Türkçede "koç" güç ve cesareti simgelerken, Ukraynaca’da karşılığı olan “баран” (koyun), akılsızlık ve yönsüzlük gibi olumsuz çağrışımlara sahiptir. Bu çalışma, Türkçe ve Ukraynaca’daki hayvan temelli hitapların olumlu ve olumsuz anlamlarını nitel yöntemlerle analiz ederek kültürel farkları ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Language is not only a tool of communication but also a cultural memory. Following language, the most essential element in interpersonal communication is address. Addressing gains depth not only through the literal meaning of the word used but also through the tone in which it is spoken. Especially when using pronouns like "you" or personal names, the emotional nuances conveyed through tone-such as affection, anger, or surprise-shape the listener's perception. In this context, individuals often prefer using metaphorical expressions that reflect care and affection rather than direct names.
Forms of address in both Turkish and Ukrainian reflect societal values, modes of thought, and collective mentalities. In these languages, animal metaphors are frequently used and shaped by anthropomorphic tendencies, revealing the figurative strength of the language. For example, in Turkish, "kuzum" (my lamb) is commonly used by mothers to address their children affectionately, whereas in Ukrainian, "Мій зайчик" (my little bunny) serves a similar function. However, the symbolic value of animals may differ between cultures: while "koç" (ram) in Turkish symbolizes strength and courage, its Ukrainian counterpart “баран” (sheep/ram) carries negative connotations such as foolishness or lack of direction.
This study aims to analyze and classify the positive and negative meanings of animal-based metaphors in Turkish and Ukrainian using qualitative research methods, thus revealing cultural differences embedded in language.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 1 |