5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, Anayasa’nın 174’üncü maddesinde belirtilen inkılap kanunlarında yer alan suçlar hariç olmak üzere ve maddede yer alan diğer koşulların da varlığı halinde her suç bakımından uygulanabilmektedir. Ancak gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gerekse Anayasa Mahkemesi verdiği bazı kararları ile özellikle kamu görevlileri tarafından görevin icrası kapsamında işlenen birtakım suçlarla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin Anayasa’nın 17’nci maddesinde yer alan kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı hakkını ihlal ettiği yönünde hükümler tesis etmiştir. Anayasa Mahkemesi bir kısım kararında, konuyu cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından da tartışmıştır. Bu çerçevede, kamu görevlileri tarafından kamu görevinin icrası kapsamında işlenen işkence, kasten yaralama veya zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama ve yine bazı durumlarda cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarla ilgili olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları Anayasa’nın 17’nci maddesinde yer alan kötü muamele yasağını ihlal eder mahiyettedir. Bu makalede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ve Anayasa Mahkemesinin ilgili kararları ele alınacak ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabileceği suçlar bakımından bazı çözüm önerilerinde bulunulacaktır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kötü Muamele Yasağı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Anayasa Mahkemesi Kişi Dokunulmazlığı ve Maddi ve Manevi Varlığı.
According to the Criminal Procedure Law No. 5271, the institution of deferring the announcement of the verdict can be applied in respect of any crime, in the presence of other conditions in the article, except for the crimes included in the reform laws specified in Article 174 of the Constitution. However, both the European Court of Human Rights and the Constitutional Court gave decisions that to postpone the announcement of the verdict regarding certain crimes committed especially by public officials within the scope of the performance of duty, violates the material and moral existence and the immunity of the person which is established in Article 17 of the Constitution. In some of its decisions, the Constitutional Court has also discussed the issue in terms of the decisions to defer the announcement of the verdict on crimes against sexual immunity. In this context, the judicial decisions to delaying the pronouncement of the judgment regarding the crimes committed by public officials within the scope of the performance of their public office, such as torture, deliberate injury or deliberate injury by exceeding the authority to use force, and in some cases, crimes against sexual immunity are in violation of the prohibition of ill-treatment included in Article 17 of the Constitution. In this article, the relevant decisions of the European Court of Human Rights and the Constitutional Court will be discussed and some solution suggestions will be made in terms of the crimes to which the institution of deferment of the announcement of the verdict can be applied.
Deferment of the Announcement of the Verdict Prohibition of Ill-Treatment European Court of Human Rights Constitutional Court Person
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku, Anayasa Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 10 Mart 2023 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2022 Cilt: 3 Sayı: 5 |