Serahsî’ye Göre İcmâ’nın Meşruiyeti
Öz
İcmâ, Hz. Muhammed (s.a.v.)’ın vefatından sonraki bir zamanda, onun ümmetinin dini bir konuda fikir birliği etmeleri anlamına gelir. İcmâ, fıkıh usûlündeki klasik dörtlü tasnifte üçüncü sırada yer alır. İcmâ, sarîh ve sükûtî olarak ikiye ayrılır ve oluşması halinde sarîh icmâın katîlik taşıdığı kabul edilir. Bununla birlikte, özellikle fürû eserlerinde kendisine atıfta bulunulan icmâ ile neyin kastedildiği net değildir. Çalışmamızda icmâın meşruiyetine dair getirilen delilleri Kur’ân-ı Kerim açısından değerlendirmeye çalışacağız.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Kur’ân-ı Kerîm ve mealleri.
- Ahmed, B. Hanbel. (trs.). Müsned. y.y.. Daru’l-fikr.
- Âmidî, Muhammed b. Sâlim. (1968). el-İhkâm. Kahire.
- Aybakan, Bilal. (2003). Fıkıh İlminin Oluşum Sürecinde İcmâ. İstanbul. İz Yayıncılık.
- Basrî, Ebu’l-Huseyn. (1964). el-Mu’temed. tahkik: Muhammed Hamidullah. Dımaşk.
- Buhârî, Muhammed b. İsmail. (1400). el-Câmiu’s-Sahîh. Kahire.
- Buhârî, Abdülaziz Ahmed. (1991). Keşfü’l-esrâr. Beyrut.
- Cessâs, Ebû Bekr Ahmed b. Ali. (1985). el-Fusûl fi’l-usûl. Kuveyt.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Din Araştırmaları
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
30 Nisan 2017
Gönderilme Tarihi
4 Mayıs 2017
Kabul Tarihi
25 Şubat 2017
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2017 Cilt: 7 Sayı: 13
