Çocuklukta oluşan bilişsel, duygusal ve davranışsal kolon
boşlukları ve çatlaklar, ileriki yaşamda içsel stres, sosyal uyum
problemleri ve davranışsal riskler için görünmeyen bir zemin
oluşturur ve bu oluşum bireyin yaşam boyu işlevselliğini
belirleyen temel yapı taşlarıdır (22). Bu çalışma da Psikostatik
Kuram çerçevesinde 0-14 yaş aralığındaki çocuk ve ergenlerin
gelişimsel risklerini ve kolon yapılarının psikososyal işlevlerini
incelemektedir. Kuram, bireyin gelişimsel kolonlarını temel alan
statik yapılar üzerinden, ideolojik, şiddet ve madde kullanımına
yönelik riskleri değerlendirmektedir. Bu kolonlar; aidiyet, güven,
özsaygı, anlam-değer, sınır bilinci, duygusal okuryazarlık ve
beden algısı gibi temel psikolojik yapıları temsil eder. Kolonların
sağlamlığı, bireyin stres, travma, ideolojik manipülasyonlar ve
sosyal baskılar karşısındaki dayanıklılığını belirlerken, çatlak
veya eksik kolonlar, riskli davranışlara açıklık yaratır. Psikostatik
Kuram, klasik psikodinamik ve bilişsel gelişim yaklaşımlarından
ayrılarak bireysel gelişimi statik ve taşıyıcı kolonlar metaforu
üzerinden ele alır. Freud’un dürtü temelli açıklamaları ve
Erikson’un sosyal kriz odaklı aşamaları, gelişimi dinamik süreçler
olarak tanımlar; oysa Psikostatik Kuram, kolonların sağlamlığı
ve boşlukları üzerinden risk davranışlarının kökensel nedenlerini
somutlaştırır. Araştırmalar, çocuklukta duygusal, sosyal ve bilişsel
eksikliklerin, ileriki yaşamda şiddet, madde kullanımı, zorbalık
ve ideolojik radikalleşme ile ilişkili olduğunu göstermektedir (13-
32). Psikostatik Kuram, bu ilişkileri kolon yapısı ve boşlukları
üzerinden somutlaştırarak hem bireysel hem toplumsal riskleri
açıklama kapasitesine sahiptir. Özellikle ergenlik döneminde
limbik sistemin hızlı olgunlaşması ve prefrontal korteksin görece
yavaş gelişimi, kolonların taşıyıcı işleviyle doğrudan etkileşim
gösterir (36). Bu durum, aidiyet, güven, özsaygı, sınır bilinci
ve duygusal okuryazarlık gibi kolonların sağlamlığı ile bireyin
riskli davranışlara açıklığı arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Ayrıca,
ideolojik manipülasyon, akran zorbalığı ve madde kullanımı gibi
dışsal riskler, kolon boşlukları üzerinden etkili olur. Çalışma,
Psikostatik Kuram’ın kolonların izlenmesi, değerlendirilmesi ve
güçlendirilmesine yönelik önleyici müdahaleler için bütüncül
bir çerçeve sunduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, kuram
hem bireysel hem de toplumsal düzeyde şiddet, suça eğilim ve
risk davranış ve bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bilimsel bir
yaklaşım sunmaktadır.
Psikostatik Kuram ergen gelişimi kolon yapıları ideoloji şiddet madde kullanımı önleyici müdahale
This study argues that cognitive, emotional, and behavioral
column gaps and fractures formed during childhood create an
invisible foundation for internal stress, social maladjustment,
and behavioral risks in later life, while also constituting the
fundamental building blocks that determine an individual’s
lifelong functionality (22). Within the framework of Psychostatic
Theory, it examines the developmental risks of children and
adolescents aged 0-14 and the psychosocial functions of their
column structures. The theory assesses risks related to ideology,
violence, and substance use through static structures based on the
individual’s developmental columns. These columns represent
essential psychological constructs such as belonging, trust, selfesteem,
meaning and value, boundary awareness, emotional
literacy, and body image. The solidity of these columns determines
the individual’s resilience against stress, trauma, ideological
manipulation, and social pressures, whereas cracks or deficiencies
in the columns increase susceptibility to risky behaviors. Unlike
classical psychodynamic and cognitive developmental approaches,
Psychostatic Theory conceptualizes individual development
through the metaphor of static and structural columns. While
Freud’s drive-based explanations and Erikson’s socially oriented
developmental crises describe development as dynamic processes,
Psychostatic Theory concretizes the root causes of risky behaviors
through the solidity and gaps of these columns. Research indicates
that emotional, social, and cognitive deficiencies in childhood are
associated with violence, substance use, bullying, and ideological
radicalization later in life (13-32). Psychostatic Theory clarifies
these relationships by mapping them onto the column structures
and their gaps, thereby offering the capacity to explain both
individual and societal risks. Particularly during adolescence, the
rapid maturation of the limbic system and the relatively slower
development of the prefrontal cortex directly interact with the
load-bearing functions of these columns (36). This interaction
strengthens the relationship between the solidity of columns-such
as belonging, trust, self-esteem, boundary awareness, and emotional
literacyand the individual’s vulnerability to risky behaviors.
Moreover, external risks such as ideological manipulation, peer
bullying, and substance use exert influence through these column
gaps. In conclusion, this study demonstrates that Psychostatic
Theory provides a comprehensive and preventive framework for
monitoring, assessing, and reinforcing psychological columns. As
a result, the theory offers a scientific approach aimed at reducing
violence, criminal tendencies, and risky behaviors at both
individual and societal levels.
Psychosocial Theory adolescent development column structures ideology violence substance use preventive intervention
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Madde Bağımlılığı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 2 |