Merleau-Ponty, Husserl’in fenomenolojisine Heidegger’in fundamental ontolojisi üzerinden eğilir. Merleau-Ponty’nin üzerinde durduğu esas konulardan biri ‘algı’ kavramı ve onun uzantılarıyla ilgilidir. O algının, insanın hakikat tecrübesindeki belirleyici rolünü göstermesi açısından sanat eserlerini özellikle resmi yorumlar. Yine bu bağlamda Merleau-Ponty insanı, yaşadığı dünyayla, içinde var olduğu uzamla, diyalog içinde olduğu diğer canlılarla olan bağını yeniden gözden geçirmeye çağırır. Duyumsal tecrübelerin hak ettiği değerin onlara verilmediğini düşünür. Düşünce tarihinde algının ve duyumsal tecrübenin ne zaman ikincilleştirildiği sorusunu sorar. Bu soruyla birlikte klasik dünya ve modern dünya diye isimlendirdiği bir ayrıma gider. Bu ayrımla onun yapmak istediği algının ve duyumsal tecrübenin zaman içerisinde nasıl alımlandığını göstermektir. Aklı esas alan klasik dünyanın algıyı esas alan modern dünyadan farklılaştığını özellikle Aristoteles, Descartes ve Husserl analizleri üzerinden gösterir. Modern dünyanın klasik dünyandan nasıl farklılaştığını özellikle sanat (resim) irdelemesi üzerinden gösterir. Bu makalemizde Merleau-Ponty’nin klasik dünya ve modern dünya ayrımlarına yönelik analizlerini değerlendireceğiz.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sanat Tarihi, Teori ve Eleştiri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 3 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 26 |