Globalized capital provides countries with liquidity and investment opportunities, yet it may also trigger crises through sudden outflows in response to economic shocks. In particular, the high mobility of portfolio investments and short-term capital flows leads to significant fluctuations in exchange rates. This study analyzes the capital movements and exchange rate shocks experienced by Türkiye during the 2018–2020 period, examining the role of financial transaction taxes (FTTs) in this context. Accordingly, the development of capital flows and their relationship with exchange rates are first addressed, followed by a discussion on the effectiveness of tax policies designed to control such movements. Finally, the economic policies implemented during the 2018–2020 exchange rate shocks in Türkiye are examined, and the potential application of FTTs is assessed. The study points out that we need to think about the uncertainties of implementation of such taxes in place and stresses the importance of discussing how different models—like the Tobin, Spahn, and Eichengreen-Wyplosz taxes—could work in Turkish financial markets. Furthermore, it underlines the necessity of a tax system that can mitigate the negative effects of capital movements, limit speculative inflows and outflows, and avoid discouraging investors.
Küreselleşen sermaye, ülkelere likidite ve yatırım olanağı sağlarken, ekonomik şoklar karşısında ani çıkışlar yoluyla krizlere neden olabilmektedir. Özellikle portföy yatırımları ve kısa vadeli sermaye hareketlerinin yüksek akışkanlığı, döviz kurlarında dalgalanmalara yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin 2018-2020 döneminde yaşadığı sermaye hareketleri ve döviz kuru şoklarını analiz ederek, finansal işlem vergilerinin bu süreçteki rolünü incelemektedir. Bu kapsamda, önce sermaye hareketlerinin gelişimi ve döviz kuru ile ilişkisi ele alınmakta; ardından bu hareketleri kontrol etmeye yönelik vergi politikalarının etkinliği tartışılmaktadır. Son olarak, 2018–2020 yıllarında Türkiye’de yaşanan döviz kuru şokları sırasında izlenen ekonomi politikaları incelenmekte ve bu bağlamda finansal işlem vergilerinin hayata geçirilme potansiyeli değerlendirilmektedir. Çalışma, bu tür vergilerin uygulanmasına ilişkin belirsizliklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini; Tobin, Spahn ve Eichengreen-Wyplosz gibi alternatif modellerin Türkiye finansal piyasalarına ne ölçüde uyum sağlayabileceğinin tartışılması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, sermaye hareketlerinin olumsuz etkilerini azaltacak, spekülatif giriş-çıkışları sınırlarken yatırımcıyı caydırmayacak nitelikte bir vergi sisteminin gerekliliği ifade edilmektedir.
Finansal krizler Sermaye hareketleri Finansal işlemler vergisi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Maliye Kuramı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 3 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.55483/cekmece.1681766 |
| IZ | https://izlik.org/JA36DF74TS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 26 |