The înah sale (bay’u’l-’îna) is a type of contract that has been recognized since the early days of Islam. Categorized within Islamic jurisprudence under the headings of hiyal and makhârij (legal/juristic stratagems or expedients), this transaction essentially refers to the act of repurchasing a commodity that was originally sold on a deferred-payment basis for a lower cash price. Islamic jurists have historically debated the permissibility of the înah sale within the hiyal literature. Scholars from the Hanafi and Shâfi’î schools of law generally adopted a positive stance, whereas those belonging to the Mâlikî and Hanbalî schools displayed caution regarding this type of transaction. During the Ottoman period, înah sale was examined under the concept of mu’âmala-i shar’iyya (a legally sanctioned transaction), which was described as the legitimate form of the înah sale. Conversely, contemporary standard-setting bodies in (Islamic) participation banking, such as AAOIFI and TKBB, have chosen to maintain a cautious approach toward the înah sale, citing specific concerns. This article aims to investigate the înah sale within the framework of hiyal to determine which variations are deemed licit and which are illicit. Furthermore, it seeks to demonstrate that, in the context of participation banking transactions, the type of înah sale where the commodity does not revert directly to its original seller is considered valid under Islamic law.
Islamic Law Islamic Banking ‘înah sale hiyal (legal stratagems) hila al-shari’a
Îne satışı (bey‘u’l-îne), aslında İslam’ın ilk zamanlarından beri bilinen bir akit türüdür. İslam hukukunun hiyel ve mehâric (fıkhî/hukukî çareler) başlıkları altında incelenen bu akit türü, veresiye satılan bir malın peşin olarak daha ucuza alınmasını ifade etmektedir. İslam fakihleri hiyel literatürü bağlamında îne satışının meşruiyetini sorgulamış, Hanefi ve Şâfiî mezhebi alimleri, buna genel olarak müspet yaklaşırken, Mâlikî ve Hanbelî mezhebi alimleri bu satış türü hakkında ihtiyatlı bir tavır sergilemişlerdir. Osmanlı dönemi alimleri, îne satışını muâmele-i şer‘iyye başlığı altında incelemiş, bu muâmelenin, îne satışının meşru hale getirilmiş şekli olduğunu belirtmişlerdir. Katılım bankacılığında standart belirleyici kurumlar olan AOOIFI ile TKBB ise îne satışına belli gerekçelerden dolayı mesafeli yaklaşmayı tercih etmişlerdir. Bu makale, hiyel bağlamında îne satışını ele alarak hangi îne çeşidinin meşru; hangisinin ise gayrimeşru olduğunu ortaya koyarak katılım bankacılığı işlemleri açısından malın doğrudan sahibine dönmediği îne satışının İslam hukuku açısından sahih/geçerli olduğunu ispat etme amacına matuftur.
İslam Hukuku Katılım Bankacılığı îne satışı hiyel hîle-i şer‘iyye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Ekonomisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 27 |