Müslüman âlimler, Allah’ın varlığının aklen bilinebilir olduğu hususunda görüş birliği içindedir. Ancak O’nun görülmesinin imkânı meselesinde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda rüʾyetullahın (Allah’ın görülmesinin) imkânı tartışması, İslâm düşüncesinde Allah’ın zâtına dair tasavvurların en önemli konularından biri olarak şekillenmiştir. Kur’ân’da yer alan bazı ifadelerin teşbih ihtimali taşıması, buna karşılık diğer âyetlerin Allah’ın her türlü benzetmeden münezzeh olduğunu vurgulaması, bu tartışmanın zeminini hazırlayan temel unsurlardandır. Bu durum, Allah’a cismaniyet isnat eden Müşebbihe ve Kerrâmiyye gibi fırkaların yanı sıra, aşırı tenzih anlayışını benimseyen Muʿtezile ile mutedil bir yaklaşım sergileyen Ehl-i sünnet ekollerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Zamanla müşebbihe eğilimli görüşler ümmet nezdinde kabul görmemiş, tartışma esas itibarıyla Muʿtezile ile Ehl-i sünnet arasında yoğunlaşmıştır. Muʿtezile, aklı merkeze alarak nakli aklın hizmetinde değerlendirmiş ve bu çerçevede Allah’ın görülmesinin imkânsızlığını savunmuştur. Buna mukabil Ehl-i sünnet, nakli temel kabul ederek rüʾyetullahın imkânını ileri sürmüş; aklî delilleri ise nasların teyidi ve açıklaması mahiyetinde yorumlamıştır. Bu çalışma, her iki ekolün rüʾyetullah meselesine dair aklî ve naklî delillerini sistematik bir biçimde tahlil ve tenkide tabi tutmayı amaçlamaktadır.
Rü’yetullah (Allah’ın görülmesi) İslâmî Kelâm İlâhî Zât ve Sıfatlar Muʿtezilî Rasyonalizm / Akılcılık Ehl-i Sünnet Ortodoksluğu
Müslüman âlimler, Allah’ın varlığının aklen bilinebilir olduğu hususunda görüş birliği içindedir. Ancak O’nun görülmesinin imkânı meselesinde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda rüʾyetullahın (Allah’ın görülmesinin) imkânı tartışması, İslâm düşüncesinde Allah’ın zâtına dair tasavvurların en önemli konularından biri olarak şekillenmiştir. Kur’ân’da yer alan bazı ifadelerin teşbih ihtimali taşıması, buna karşılık diğer âyetlerin Allah’ın her türlü benzetmeden münezzeh olduğunu vurgulaması, bu tartışmanın zeminini hazırlayan temel unsurlardandır. Bu durum, Allah’a cismaniyet isnat eden Müşebbihe ve Kerrâmiyye gibi fırkaların yanı sıra, aşırı tenzih anlayışını benimseyen Muʿtezile ile mutedil bir yaklaşım sergileyen Ehl-i sünnet ekollerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Zamanla müşebbihe eğilimli görüşler ümmet nezdinde kabul görmemiş, tartışma esas itibarıyla Muʿtezile ile Ehl-i sünnet arasında yoğunlaşmıştır. Muʿtezile, aklı merkeze alarak nakli aklın hizmetinde değerlendirmiş ve bu çerçevede Allah’ın görülmesinin imkânsızlığını savunmuştur. Buna mukabil Ehl-i sünnet, nakli temel kabul ederek rüʾyetullahın imkânını ileri sürmüş; aklî delilleri ise nasların teyidi ve açıklaması mahiyetinde yorumlamıştır. Bu çalışma, her iki ekolün rüʾyetullah meselesine dair aklî ve naklî delillerini sistematik bir biçimde tahlil ve tenkide tabi tutmayı amaçlamaktadır.
Ruʾyat Allāh (Beatific Vision of God) Islamic Theology (Kalām) Divine Essence and Attributes Muʿtazilite Rationalism Ahl al-Sunna Orthodoxy
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kelam |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 11 |