Today, one of the first elements that comes to mind when the Anatolia geography is mentioned is olive cultivation. In the historical process, the olive and olive growing sector has been the actor linking the communities of the region from agriculture to industry on the one hand and from rural areas to urban centres on the other in the context of olive oil and soap production and consumption. It has
developed as a source of livelihood for the poor and profit for the entrepreneur. At this point, olive cultivation has been given great importance in Turkish agriculture since the first years of the Republic and various studies have been carried out for the establishment of new olive groves. In order to carry out scientific research in the field of olive cultivation, experts were invited from Italy and students were sent abroad during the Atatürk Period. New olive areas were established in settlements across the country and wild olives were grafted. In 1934, the number of olive trees in Türkiye increased from 26 million to 30 million in 1950 as a result of the work carried out by the Bornova Olive Institute. Between 1951 and 1960, the number of olive trees increased to 55 million. Thanks to the investments made during the planned development period, approximately 2 million olives were grafted and distributed to the public in 1964 and the total number of olive trees reached 74 million by 1969. Between 1970 and 1980, although Türkiye was characterised by a lack of investment, the number of olive trees reached 81 million. As a result of these and similar efforts, Türkiye has become an olive and olive oil exporting country since the 1950s.
This article examines the scientific journey of a product that has such an impact on geography and societies by focusing on olive cultivation, starting from the example of the first and only olive research institution in Türkiye.
Horticulture Olive Growing Bornova Olive Research Institute Turkish Economy.
Hayır
Hayır
Hayır
Bugün, Anadolu coğrafyası denildiğinde ilk akla gelen unsurlardan biri zeytinciliktir. Zeytin ve zeytincilik sektörü, tarihsel süreç içerisinde bölge topluluklarını zeytinyağı ve sabun üretimi ile tüketimi bağlamında bir taraftan ziraattan sanayiye, diğer taraftan da kırsal alandan kentsel merkezlere bağlayan aktör olmuştur. Yoksulun geçim, girişimcinin ise kâr kaynağı olarak gelişim göstermiştir. Bu noktada Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Türk tarımı içerisinde zeytinciliğe büyük bir önem verilmiş ve yeni zeytinliklerin kurulumuna yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Zeytincilik alanında bilimsel araştırmaların yürütülmesi amacıyla Atatürk Dönemi’nde İtalya’dan uzmanlar davet edilmiş ve yurtdışına öğrenciler gönderilmiştir. Ülke genelinde belirlenen yerleşim bölgelerinde yeni zeytin alanları oluşturulmuş ve yabani zeytinler aşılanmıştır. 1934 yılında Türkiye’de 26 milyon adet olan zeytin ağacı sayısı, Bornova Zeytincilik Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde 1950 yılında 30 milyona çıkmıştır. 1951–1960 yılları arasında zeytin ağacı sayısı 55 milyona yükselmiştir. Planlı kalkınma döneminde verilen yatırımlar sayesinde 1964 yılında yaklaşık 2 milyon zeytin aşılanarak halka dağıtılmış ve 1969 yılı itibarıyla zeytin ağaçlarının toplam sayısı 74 milyona ulaşmıştır. 1970–1980 yılları arasında Türkiye, yatırım eksikliği ile anılmasına rağmen zeytin ağaçlarının varlığı 81 milyona ulaşmıştır. Bu ve benzeri çabaların bir sonucu olarak, 1950’li yıllardan itibaren Türkiye zeytin ve zeytinyağı ihraç eden bir ülke konumuna gelmiştir.
Bu makale, zeytinciliği mercek altına alarak coğrafya ve toplumları bu denli etkileyen bir ürünün Türkiye’deki ilk ve tek zeytincilik araştırma kurumu örneğinden yola çıkılarak, Türkiye’deki bilimsel yolculuğunu ele almaktadır.
Bahçe Bitkileri Zeytincilik Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Türk Ekonomisi
Hayır
Hayır
Hayır
Hayır
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | Hayır |
| Gönderilme Tarihi | 6 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 51 |