Türk tarihinde Erken Cumhuriyet dönemi, imparatorluktan ulus-devlete geçiş sürecinde köklü dönüşümlerin yaşandığı, siyasal ve toplumsal yeniden yapılanmanın hedeflendiği kritik bir dönemdir. Bu süreçte, etnik ve dini temelli ayrılıkçı hareketler yeni rejimin istikrarı açısından ciddi bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır. Cumhuriyetin kurucu unsurları tarafından uluslaşma çabaları kapsamında ortak kimlik yaratılmak istenmiş ancak bu girişimler bazı gruplar tarafından asimilasyon olarak algılanmış ve etnik milliyetçiliğe zemin hazırlamıştır. Cumhuriyet kadrosu için Türk kimliği merkezli politikalar, dönemin siyasal koşulları bağlamında zorunlu bir tercih olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda çalışma, Erken Cumhuriyet döneminde gerçekleşen ayrılıkçı hareketleri ve bu hareketlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasal-toplumsal yapısına etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Türkiye’nin yeni kurumsal yapısını inşa etmeye çalıştığı bir dönemde başta Kürt ve Ermeni gruplar olmak üzere Çerkes, Laz, Arap, Yahudi ve Rum unsurların girişimleri incelenerek bu grupların toplumsal yapıda ve siyasal söylemde yarattığı dönüşümler analiz edilecektir. Çalışmanın temel veri kaynağını 1932 yılına ait azınlıklara ilişkin resmî raporlar oluşturmaktadır. Buna göre Erken Cumhuriyet döneminde bazı azınlık grupların yürüttüğü faaliyetler devletin iç güvenlik stratejilerinde merkezi bir konumda yer almış ve ülkenin iç istikrarını tehdit eden bir unsur haline gelmiştir. Türkiye, bu faaliyetlere karşı güvenlik önlemlerini artırmış, istihbarat mekanizmalarını güçlendirmiş ve kapsamlı yasal düzenlemeler gerçekleştirmiştir.
The Early Republican period in Turkish history is a critical period in the transition from empire to nation-state, during which radical transformations were experienced and political and social restructuring was aimed. In this process, ethnic and religious-based separatist movements emerged as a serious threat to the stability of the new regime. The founding elements of the Republic sought to create a common identity within the scope of nation-building efforts, but these attempts were perceived as assimilation by some groups and paved the way for ethnic nationalism. For the Republican cadre, policies centered on Turkish identity were considered as a compulsory choice in the context of the political conditions of the period. In this context, this study aims to analyze the separatist movements that took place between 1923 and 1938 and their effects on the political-social structure of the Republic of Turkey. The study examines the attempts of Kurdish and Armenian groups, Circassian, Laz, Arab, Jewish and Greek elements, and analyzes the transformations these groups created in the social structure and political discourse at a time when Turkey was trying to build its new institutional structure. The main data source of the study is the official reports on minorities from 1932. Accordingly, the activities of some minority groups in the Early Republican period were central to the state’s internal security strategies and became a threat to the internal stability of the country. Turkey has increased its security measures against these activities, strengthened its intelligence mechanisms and implemented comprehensive legal arrangements.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 51 |