Akdeniz’in stratejik konumu, çevresindeki devletleri tarih boyunca rekabete sürüklemiş; bu rekabetin önemli örneklerinden biri de Osmanlı ve İspanya arasında yaşanmıştır. Akdeniz’in iki ucunda yer alan bu iki güç, uzun süren çatışmaların ardından 18. yüzyıl ortalarından itibaren dostane ilişkilere yönelmiştir. Tarihsel serüvenlerinde çeşitli paralellikler bulunan iki devletin duraklama dönemlerinin zaman bakımından yakınlığı, düşmanlıklarla örülü ilişkilerin yerini daha yapıcı bir tavra bırakmıştır. Bu doğrultuda ilk adım İspanya tarafından atılmış; Kral III. Carlos’un 1759’da İstanbul’a elçi göndermesi ve 1782’de imzalanan dostluk antlaşması Türk-İspanyol ilişkilerinin resmî başlangıcını oluşturmuştur.
İki ülkede yaşanan siyasi dönüşümler, ikili temaslarda zaman zaman kesintilere yol açsa da süreç genel olarak devam etmiştir. Bu ilişkilerde önemli dönüm noktalarından biri, Nisan 1959’da Başbakan Adnan Menderes’in gerçekleştirdiği İspanya ziyareti olmuştur. Ziyaret, siyasi ve ekonomik iş birliğini geliştirme amacı taşımış ve Türkiye–İspanya Dostluk Antlaşması’nın imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Görüşmeler dönemin basınında dikkat çekmiş ve Türkiye ile İspanya’nın ikili ilişkileri derinleştirme isteğini yansıtmıştır.
Bu çalışma ile Türk-İspanyol ilişkilerinin dostluk çerçevesinde sürdürülmesine dair önemli bir adım olan Başbakan Adnan Menderes’in İspanya ziyareti ve sonucunda imzalanan dostluk antlaşması ele alınacaktır. Gezi için yapılan hazırlıklar, iki ülke arasındaki diplomatik süreç, gezinin gerçekleşmesi ve sonuçları arşiv belgeleri, gazeteler ve araştırma eserler ışığında aydınlatılmaya çalışılacaktır.
İspanya Dostluk Antlaşması Demokrat Parti Başbakan Adnan Menderes
The strategic location of the Mediterranean has historically drawn surrounding states into rivalry, with the Ottoman Empire and Spain providing a prominent example. Positioned at opposite ends of the sea, these powers shifted from centuries of conflict to amicable relations from the mid-18th century onward.
The temporal proximity of their periods of stagnation and parallels in their historical trajectories facilitated the replacement of enmity with a constructive approach. Spain took the first step: King Charles III dispatched an envoy to Istanbul in 1759, and the friendship and navigation treaty signed in 1782 marked the official beginning of Turkish–Spanish relations.
Despite occasional interruptions due to political changes, bilateral contacts continued. A major turning point was Prime Minister Adnan Menderes’s official visit to Spain April 1959. Aimed at strengthening political and economic cooperation, the visit culminated in the Türkiye–Spain Treaty of Friendship and Cooperation. The talks received significant coverage in the contemporary press, reflecting both
nations’ commitment to deeper ties.
This study examines Menderes’s visit —a key milestone in the friendly framework of Turkish–Spanish relations— and the resulting treaty. The preparations, diplomatic process, proceedings of the visit, and its outcomes are analysed using archival documents, contemporary newspapers, and scholarly literature.
The Friendship Treaty the Democratic Party Prime Minister Adnan Menderes Spain
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Türk Siyasi Tarihi, Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 51 |