Bu çalışmada Erken Cumhuriyet Döneminde Türklüğe hakaret suçu ile buna ilişkin soruşturma ve davalar ele alındı. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ulus devletin benimsenmesi Türklüğün üst kimlik olarak yasal düzlemde tanımlanmasını ve korunmasını zorunlu hale getirdi. 1926 tarihli Türk Ceza Kanunu’nun 158, 159 ve 160. maddeleriyle Türklüğe, TBMM’ye, hükümete ve devletin diğer kurumlarına
yönelik hakaretler suç olarak kabul edildi.
İncelenen dönemde Türklüğe hakaret suçunun çoğu zaman bireyler arasındaki husumetlerde araçsallaştırılarak suistimal edildiği görülmektedir. Ayrıca yabancı ülke vatandaşlarının, azınlıkların ve Türklerin farklı nedenlerle Türklüğe yönelik hakaret suçlamalarıyla yargılandıkları görülmektedir. Özellikle
basın yoluyla işlenen hakaret suçları, kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, kimi zaman uluslararası diplomatik sorunlara neden olmuştur. Dolayısıyla çalışmanın amacı 1926-1950 yılları arasında basın yoluyla ve bireysel olarak işlenen Türklüğe hakaret suçu soruşturmalarını ve davalarını yalnızca hukukî boyutuyla değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal yansımalarıyla da ele almaya çalışmaktır. Makalede Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının değişik fonlarında bulunan arşiv belgelerinden, dönemin süreli yayınlarında neşredilen haber ve köşe yazıları ile konuya ilişkin araştırma eserlerinden faydalanıldı. Dönemin kaynaklarından elde edilen bulgular dahilinde bahsedilen dönemde Türklüğü tahkir soruşturmaları ve davalarına dair ampirik veriler ortaya konulmaya çalışıldı. Bu yönüyle çalışmanın Erken Cumhuriyet yıllarında ulus inşa sürecinde Türklüğün, dönemin hukukî, toplumsal ve siyasal dinamiklerindeki yerine ışık tutması beklenmektedir.
This study examines the crime of insulting Turkishness during the Early Republic Period and the related investigations and trials. With the proclamation of the Republic, the adoption of the nation-state made it necessary to legally define and protect Turkishness as the overarching identity. Articles 158, 159, and 160 of the Turkish Penal Code of 1926 criminalized insults directed at Turkishness, the Grand National Assembly, the government, and other state institutions.
During the period under review, it was observed that the crime of insulting Turkishness was often exploited as a tool in disputes between individuals. Furthermore, it was observed that foreign nationals, minorities, and Turks were prosecuted for insulting Turkishness for various reasons. Insults committed
through the press, in particular, have caused a great stir in public opinion and have sometimes led to international diplomatic problems. Therefore, the aim of this study is to examine investigations and trials of crimes of insulting Turkishness committed through the press and individually between 1926 and 1950, not only from a legal perspective but also in terms of their social and political implications. The article draws on archival documents from various collections of the Presidency of the Turkish State Archives, news articles and opinion pieces published in periodicals of the time, and research works on the subject. Empirical data on investigations and lawsuits concerning insults against Turkishness during the period in question were sought based on findings from sources of the time. In this respect, the study is expected to shed light on the place of Turkishness in the legal, social, and political dynamics of the period during the nation-building process in the early years of the Republic.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 51 |