1897–98 Girit isyanı, Avrupa siyasi kültürünün kitle gazeteciliğinin yükselişi, iletişim teknolojilerindeki hızlanma ve giderek genişleyen bir okuyucu kitlesi tarafından şekillendiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. Britanya gazeteleri, bu karmaşık taşra çatışmasını yerel okurlara aktarma sürecinde belirleyici bir rol üstlenmiş; olayı medeniyetler arası bir mücadele olarak çerçeveleyen ahlaki bir anlatıya dönüştürmüştür. Haber söylemi, kökleşmiş filhelenist ve Oryantalist kalıplardan beslenmiş; Giritli isyancılar ulusal öz-yönetimin meşru temsilcileri olarak sunulurken, Osmanlı otoritesi çoğunlukla anakronik veya düzen sağlayamaz bir yapı olarak tasvir edilmiştir. Şiddet haberlerinde belirgin bir asimetri göze çarpar: Müslümanların Hristiyanlara yönelik saldırıları yoğun ve duygusal bir tonla aktarılırken, Hristiyan grupların Müslümanlara yönelik şiddeti küçümsenmiş, şüpheli görülmüş veya yeniden çerçevelenmiştir. Bu seçici temsil, dönemin okur beklentileriyle uyumlu bir “mağduriyet hiyerarşisi” üretmiş ve özellikle Kandiye vakası sonrasında insani tepkiyi güçlendirmiştir. Büyük Güçlerin —özellikle Almanya ve Avusturya’nın— çekimser tutumuna yönelik eleştiriler ise Avrupa Uyumu’nun etkinliğine dair kuşkuları artırmış ve ulusal öz-belirlenim ile ahlaki müdahalecilik temelli alternatif bir uluslararası düzen anlayışını öne çıkarmıştır. Bu çalışma, kitle gazeteciliğinin Girit üzerinden Doğu Akdeniz’e ilişkin kamuoyu algılarını nasıl şekillendirdiğini, diplomatik esnekliği nasıl daralttığını ve isyanı dönemin Avrupa kimliği ile siyasi sorumluluğuna dair bir sınama haline getirdiğini göstermektedir.
İngiliz Basını Girit İsyanı (1897–98) Kamuoyu Kamu Diplomasisi Osmanlı İmparatorluğu
Bu çalışma şu tezden oluşturulmuştur. İbrahim Hamaloğlu, İngiliz ve Osmanlı Basınında Girit Sorunu (1897-1913), Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İzmir 2025.
The Cretan revolt of 1897–98 occurred during a period of significant transformation in European political culture, shaped by the rise of mass journalism, expanding communication technologies, and an increasingly engaged reading public. British newspapers played a central role in mediating the revolt for domestic audiences, translating a complex provincial conflict into a moralized narrative of civilizational struggle. Reporting drew heavily on established philhellenic and Orientalist frameworks, depicting Cretan insurgents as legitimate agents of national self-determination and portraying Ottoman authority as anachronistic or inherently disorderly. Coverage of violence displayed marked asymmetry: Muslim attacks on Christian communities received sustained and emotive attention, whereas Christian violence against Muslims was minimized, questioned, or reframed. This selective framing contributed to a hierarchy of suffering that aligned with the expectations of late Victorian readers and intensified humanitarian outrage, especially following the Candia massacre. By criticizing the perceived hesitancy of the Great Powers—particularly Germany and Austria—newspapers further undermined confidence in the Concert of Europe and advanced an alternative vision of international order rooted in national self-determination and moral interventionism. The analysis underscores how mass journalism shaped public understanding of the Eastern Mediterranean over the Crete, constrained diplomatic flexibility, and reframed the revolt as a test of European identity and political responsibility at the fin de siècle.
British Press Cretan Revolt (1897–98) Public Opinion Public Diplomacy Ottoman Empire
This study was developed from this thesis. İbrahim Hamaloğlu, İngiliz ve Osmanlı Basınında Girit Sorunu (1897-1913), Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İzmir 2025.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 51 |