Bu makalede, İbn Sînâ’nın hareketin varlığı, mahiyeti ve yapısal özelliğine dair düşüncesi ontolojik perspektiften incelenmiştir. İbn Sînâ hareketi bilkuvveden bilfiile geçiş ve bilkuvve olanın yetkinliği olarak düşünmüştür. Onun bu düşüncesinin temelinde sudûr teorisi, Elea Okulu’nun iddiaları ve Aristoteles’in görüşleri bulunmaktadır. İbn Sînâ, hareketin hem dış dünyada hem de zihinde mevcut olduğu düşüncesini benimsemiştir. Aynı zamanda hareketin bir anda olabileceğini ileri sürmek suretiyle antik filozofların tedrici hareket görüşüne yeni bir unsur eklemiştir. Bu bağlamda, hareketin gerçekleştiği konuya ya da özneye özel önem verdiğini göstermiştir. Ona göre evrende bilfiil, sürekli ve bölünmez olan bir hareket mevcuttur. Bununla birlikte İbn Sînâ içinde yaşadığımız dünyadaki hareketlerin bilkuvve bölünebilir ve onlar için farazî bir başlangıç ve son belirlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Hareketin hem farazi bir başlangıç ve son nokta arasında olmak hem de bu iki nokta arasındaki mesafeyi katetmek anlamına geldiği açıklanmıştır. Bu perspektiften, hareketin zamanda bir varlığının olduğu ifade edilmiştir.
This article examines Avicenna's thought on the existence, quiddity, and structural characteristics of motion from an ontological perspective. Avicenna conceived of motion as a transition from potentiality to actuality and as the perfection of that which is in potentiality. His thought is fundamentally based on the emanation theory, the claims of the Eleatic school, and Aristotle's views. Avicenna adopted the idea that motion exists both in the external world and in the mind. He also added a new element to the ancient philosophers' view of gradual motion by asserting that motion can occur instantaneously. In this context, he demonstrated that he placed special importance on the subject or substratum in which motion occurs. According to him, an actual, continuous, and indivisible motion exists in the universe. However, Avicenna argued that the movements in our world are potentially divisible and that it's possible to determine an assumed beginning and end for them. He explained that motion means both being between an assumed initial point and final point and traversing the distance between these two points. From this perspective, it has been stated that motion has an existence in time.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sistematik Felsefe (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 62 |