Kaynaklarda, Merdümî mahlasını kullanan iki şair tespit edilmiştir. Riyâzü’ş-Şuʿarâ’da yer alan bilgilere göre, bu şairlerden biri 971/1563 yılında vefat etmiştir. Ancak II. Selîm’in 1566’da tahta çıkmış olması, sözü edilen şairin çalışmamıza konu olan kasidenin müelllifi olma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Öte yandan diğer Merdümî’nin doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle birlikte II. Selîm’in cülusunun ardından kendisine Galata gümrük kâtipliği görevinin verildiği kaynaklarda belirtilmektedir. Dolayısıyla kasidenin, her ne kadar ölüm tarihi bilinmese de II. Selîm döneminde hayatta olduğu anlaşılan bu Merdümî’ye ait olma ihtimali çok yüksektir.
Merdümî, Abdülkerîm Efendi’nin azatlı kölesi ve evlatlığı olan Amrî’nin (ö. 930/1523-24) oğludur. Şair, II. Selîm şehzade iken mutfak emini olarak görev yapmış ve sarayla yakın ilişkiler kurmuştur. II. Selîm tahta çıktıktan sonra hızla devlet kademelerinde yükselmiş ve Galata gümrük kâtipliğine getirilmiştir. Merdümî, hem şairler arasında hem de toplum içinde özgün ve dikkat çekici bir kişilik olarak tanınmıştır. Şairin eserlerine dair elimizde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Fakat yapılan araştırmalar neticesinde bir kasidesi tespit edilmiştir. Söz konusu manzume, Diyanet İşleri Başkanlığı Kütüphanesi Yazma Eserler Koleksiyonu 005290 numarada kayıtlı 107 varaklı bir risale mecmuasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Merdümî’nin neşredilmeyen kasidesi transkribe edilerek şekil ve muhteva açısından incelenmiş ve ilim âleminin istifadesine sunulmuştur.
We currently know of two Ottoman poets by the name/alias, Merdümî. According to Riyâzü’ş-Şuʿarâ, one of them died sometime around 971 HD (1563 CE). However, he can’t possibly be the author of the qaside (ode) poem we’re to examine in this study, given that Sultan Selîm II came to power in 1566. Moreover, we don’t know when the other Merdümî was born or died, but sources do tell us that he began working as a customs secretary in Galata (Istanbul) shortly after Selîm II’s coronation. In light of that, we can infer that the poem in question most likely belongs to him, seeing that he was during Selim’s reign.
Merdümî was the son of Abudülkerîm Efendi’s salve-turned-adopted son Amrî (d. 930 HD/1523-24). Merdümî joined the Ottoman royal family’s kitchen staff whilst Selîm II was still a prince, and therefore became rather close to him and his kin. After Selim rose to power, Merdümî’s rank, too, elevated, where upon he was promoted to work in customs in Galata. From what we can gather, both his poetry and his role in society made him stand out above the rest – that is, he was unique. Nonetheless, we don’t know of any of his other poems beyond the qaside in question – which we had to dig hard for in order to find, to boot. The qaside was published in a 107-page (double sided) literary mejmua (005289), now housed at the Manuscripts Collection of Turkey’s Religious Affairs Administration Library. In this paper, we’ve both transcribed the poem into Latin alphabet, as well as analysed both its form and content for the greater benefit of the academic community.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Sahası Klasik Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 35 |
Makale gönderme ve takip:
Makalelerinizin gönderimini dergimizin dergipark web ana sayfasından "Makale Gönder" seçeneği ile yapabilirsiniz. Daha sonraki süreci ise “Dergipark Sistemi”nden takip edebilirsiniz. Herhangi bir sorun yaşamanız halinde lütfen aşağıdaki adreslere bilgi veriniz.
Nihat Öztoprak (Başeditör): noztoprak@fsm.edu.tr
Bünyamin Ayçiçeği (Editör): bunyamin.aycicegi@istanbul.edu.tr
Nusret Gedik (Editör Yardımcısı): nusret.gedik@marmara.edu.tr