TOPA TUTULMUŞ MAYMUNA DÖNMEK DEYİMİNİN ANLAM ÇERÇEVESİ VE TARİHÎ ARKA PLANI
Öz
Bu makalede, Türk toplumunda tarihî bir uygulamaya dayanan; ancak söz konusu uygulamanın zaman içinde ortadan kalkmasıyla birlikte unutulup kullanımdan düşen “topa tutulmuş maymun[a dön-]” deyimi incelenmektedir. Çalışmada öncelikle deyimin tarihî ve modern sözlüklerdeki varlığı araştırılmış; ardından deyimi içeren metin örnekleri derlenerek metin-bağlam ilişkisi çerçevesinde anlamı ortaya konulmuştur. Son aşamada ise deyimin ortaya çıkış noktası aydınlatılmaya çalışılmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, söz konusu deyimin 15. yy. sonlarından 19. yy. başlarına kadar Osmanlı edebî ve tarihî metinlerinde kullanıldığı, Osmanlı donanmasında maymunların gözcü olarak istihdam edilmesi olgusundan doğduğu ve benzetme temelli bir mecazlaşma süreciyle en genel anlamda “ölüm tehlikesi altındaki kişi ya da kişiler”i nitelemek için kullanıldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte deyimin, metinlerde daha dar bağlamlarda çeşitli ayırt edici anlamlar kazandığı görülmektedir. Bu anlamlar arasında perişan olmak; mahvolmak, yok edilmek; lime lime olmak, paramparça edilmek, kevgire dönmek, delik deşik olmak, parçalanarak ölmek; bir kişi veya topluluğu denizde veya karada -genellikle ortaya alıp, kuşatıp- top, tüfek veya kılıçla öldürmek; parça parça etmek; can havliyle, telaşla kaç(ış)mak; canhıraş vaziyette hoplayıp zıplamak, ölüm korkusu ve ölümcül darbelerin verdiği acıyla yüksek seste bağırıp çağırmak; taaccüp, afallamak, had safhada şaşkınlık; şaşkınlık ve korku nedeniyle aklını yitirmişçesine davranmak, ne yapacağını şaşırmak; taşa tutmak, taşlamak; taş atarak karşıdakine zarar vermek gibi kullanımlar yer almaktadır.
Anahtar Kelimeler
The Used, Meaning, and Origin of the Idiom "To Be Like A Monkey Under Cannon Shot" in Ottoman Literary and Historical Texts
Öz
This article focuses on the idiom “to be like a monkey under cannon shot”, which originated from a concrete practice within Ottoman society but gradually fell out of use as that practice disappeared over time. The study first examines the attestation of the idiom in historical and modern lexicographical sources. It then analyzes a corpus of Ottoman literary and historical texts containing the idiom, interpreting its meaning through close attention to textual and contextual evidence. Finally, the article seeks to elucidate the socio-historical background from which the idiom emerged. The analysis demonstrates that the idiom occurs in Ottoman literary and historiographical sources from the late fifteenth century to the early nineteenth century; that it derives from the documented practice of employing monkeys as lookouts in the Ottoman navy; and that, through a metaphorical process grounded in analogy, it came to function as a figurative expression denoting individuals or groups exposed to mortal danger. In more narrowly defined textual contexts, the idiom exhibits a range of specific semantic extensions, including states of utter devastation; destruction or annihilation; being torn apart, riddled with shot, shattered, or killed by violent dismemberment; the killing of individuals or groups on land or at sea—often through encirclement—by means of artillery, firearms, or edged weapons; frantic flight in extremis; convulsive movement and loud outcries produced by fear of death and the pain of fatal wounds; extreme astonishment or disorientation; and acts of stoning or inflicting harm by throwing stones.
Anahtar Kelimeler