COMMENTARYES OF KASİDE-İ TÂ'İYYE IN TURKISH LITERATURE AND İSMÂİL RÜSÛHÎ-İ ANKARAVÎ'S WORK NAMED MAKÂSID-I ALIYYE FÎ ŞERHİ'T-TÂ'İYYE
Öz
The Kasida-i Ta'iyya, which has garnered great interest in Sufi circles in Arabic, Persian, Turkish literature, was written by the famous Arab poet Ibnu’Fariz. This kasida, considered the poet's most famous poem in his Divan, consists of a total of 761 couplets. The Ta'iyya Kasida, Sufi text in terms of its content, describes the poet's desire to attain divine love and the stages of his spiritual journey towards it. The kasida is called Kasîdetü't-Tâ’iyye because of the repeated “tâ” rhyme end of each couplet and Tâ’iyyetü'l-Kübrâ because of its length. The Ta'iyya, despite being difficult text interpret due to the dense Sufi terminology, metaphors, symbols its verses, has attracted interest and been commented upon Turkish literature because of its Sufi content. The first commentary on the Ta'iyya in Turkish literature was written in 16th century, and commentary studies continued in subsequent centuries. Due to its length, complexity the text, there are few commentaries written entire qasida. In this respect, Ankaravî's work, Makâsıd-ı Aliyye fî Şerhi't-Tâ’iyye, a meticulous commentary entire qasida in the 17th century, holds a significant place in our literature. This study, drawing upon previous academic studies and research conducted in manuscript libraries, will provide information about the commentaries on the Tâ’iyye in Turkish literature, their manuscripts, and commentary methods. In this context, İsmâil Rüsûhî-i Ankaravî's work titled Makâsıd-ı Aliyye fî Şerhi't-Tâ'iyye, which is in an important position in our literature as it is the first commentary written on the entire ode, will be examined in detail.
Anahtar Kelimeler
TÜRK EDEBİYATINDA KASÎDE-İ TÂ’İYYE ŞERHLERİ VE İSMÂİL RÜSÛHÎ-İ ANKARAVÎ’NİN MAKÂSID-I ALİYYE FÎ ŞERHİ’T-TÂ’İYYE ADLI ESERİ
Öz
Arap, Fars ve Türk edebiyatında tasavvuf çevrelerinde büyük ilgi gören Kasîde-i Tâ’iyye meşhur Arap şairi İbnü’l-Fârız (öl. 1235) tarafından kaleme alınmıştır. Şairin Divânı’nda yer alan ve en meşhur şiiri olarak nitelendirilen bu kaside toplamda 761 beyitten oluşmaktadır. Muhtevası itibariyle tasavvufi bir metin olan Kasîde-i Tâ’iyye’de, şairin ilahi aşka ulaşma isteğini ve bu yoldaki seyr-i sülûk hâllerinin tasviri anlatılmaktadır. Kaside, beyit sonlarında yinelenen “tâ” kafiyesinden dolayı Kasîdetü't-Tâ’iyye, uzunluğundan dolayı ise Tâ’iyyetü'l-Kübrâ olarakta bilinmektedir. Kasîde-i Tâ’iyye; beyitlerinde yer alan yoğun tasavvufi ıstılahlar, mecazlar ve semboller nedeniyle şerh edilmesi zor bir metindir. Buna rağmen tasavvufi muhtevası sebebiyle edebiyatımızda da ilgi görmüş ve şerh edilmiştir. Edebiyatımızda ilk Kasîde-i Tâ’iyye şerhi XVI. yüzyılda kaleme alınmış, daha sonraki yüzyıllarda ise şerh çalışmaları devam etmiştir. Uzunluğu ve zor bir metin olması nedeniyle kasidenin tamamına yazılan şerh sayısı azdır. Bu bakımdan İsmâil Rüsûhî-i Ankaravî’nin (öl. 1631) XVII. yüzyılda kasidenin tamamını büyük bir titizlikle şerh ettiği Makâsıd-ı Aliyye fî Şerhi't-Tâ’iyye adlı eseri edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada Türk edebiyatında kaleme alınmış Kasîde-i Tâ’iyye şerhlerinin tanıtımı, nüshaları ve şerh metodları hakkında bilgi verilecektir. Bu bağlamda edebiyatımızda kasidenin tamamına yazılan ilk şerh olması sebebiyle önemli bir konumda olan İsmâil Rüsûhî-i Ankaravî'nin Makâsıd-ı Aliyye fî Şerhi't-Tâ’iyye adlı eseri ayrıntılı olarak incelenecektir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Tarafımca hazırlanan bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu kabul eder etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim