The use of short dental implants is a controversial issue in maxillofacial surgery. The aim of this study; To compile and discuss the current literature on short dental implants, as well as to present the rehabilitation of an ameloblastoma case with short dental implants.
Dental implants are generally used as a treatment option in partially or completely edentulous patients. Tooth loss in the jaws, especially in the posterior regions, supports the resorption process of bone tissue, causing greater proximity to the mandibular alveolar nerve and maxillary sinus, limiting the use of standard implants.
Ameloblastoma is a benign tumor with locally aggressive behavior; however, they may rarely (1%) transform into or be associated with a malignancy (malignant ameloblastoma or ameloblastic carcinoma). Treatment of ameloblastoma focuses on surgical resection with a wide margin of normal tissue due to the high propensity for locoregional invasion, but this is often associated with significant patient morbidity. Dental implants are an important component of multidisciplinary rehabilitation for patients after surgery for ameloblastoma. Various factors should be considered for the patient after surgery. Placement of implants should be done within the limits allowed by anatomical conditions. Therefore, shorter implants, which are considered simpler and more effective, can be used to rehabilitate atrophic jaws.
Clinical studies in the maxilla and mandible have shown that rehabilitation of patients with severe jaw atrophy using short and extra-short implants is a non-invasive, practical and highly successful treatment alternative to costly and time-consuming augmentation procedures.
Kısa dental implantların kullanımı, maksillofasiyal cerrahide tartışmalı bir konudur. Bu çalışmanın amacı; bir ameloblastoma olgusunun kısa dental implantlarla rehabilitasyonunun sunumunun yanısıra, kısa dental implantlarla ilgili güncel literatürü derlemek ve tartışmaktır.
Dental implantlar genellikle kısmen veya tamamen dişsiz hastalarda bir tedavi seçeneği olarak kullanılmaktadır. Çenelerde özellikle posterior bölgelerde diş kaybı, kemik dokusunun rezorpsiyon sürecini destekler, mandibular alveoler sinire ve maksiller sinüse daha fazla yakınlığa neden olarak daha standart implantların kullanımını sınırlar.
Ameloblastoma lokal agresif davranışa sahip iyi huylu bir tümördür; bununla birlikte, nadiren (%1) bir maligniteye (malign ameloblastoma veya ameloblastik karsinom) dönüşebilir veya bunlarla ilişkili olabilirler. Ameloblastomanın tedavisi, yüksek lokal-bölgesel invazyon eğilimi nedeniyle geniş bir normal doku marjı ile cerrahi rezeksiyona odaklanır, ancak bu genellikle önemli hasta morbiditesi ile ilişkilidir. Dental implantlar ameloblastomanın cerrahisinden sonra hastalar için multidisipliner rehabilitasyonun önemli bir bileşenidir. Ameliyat sonrası hasta için çeşitli faktörler dikkate alınmalıdır. İmplantların yerleştirilmesi, anatomik koşulların izin verdiği sınırlar dahilinde yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, atrofik çenelerin rehabilite edilmesinde daha basit ve daha etkili olduğu düşünülen kısa implantlar kullanılabilmektedir.
Maksilla ve mandibulada yapılan klinik çalışmalar, aşırı çene atrofisi olan hastaların, kısa ve ekstra kısa implantlar kullanılarak rehabilite edilmesinin maliyetli ve zaman alan augmentasyon prosedürlerine karşın noninvaziv, pratik ve oldukça başarılı bir tedavi alternatifi olduğunu göstermiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ağız ve Çene Cerrahisi, Oral İmplantoloji |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 7 Mart 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 1 |
"Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fenin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir."