Transhümanizm, insanın biyolojik ve bilişsel sınırlarını teknoloji aracılığıyla aşma idealini savunan bir düşünce akımıdır. Öjenik ise insan türünü “iyileştirme” amacıyla seçici üreme ve genetik müdahaleler öneren tarihsel bir harekettir. Bu makalede, transhümanizm ile öjenik arasındaki ilişki tarihsel ve felsefi boyutlarıyla incelenecektir. Öncelikle, her iki yaklaşımın tarihsel arka planı ele alınacak; ardından transhümanizmin öjenik mirası değerlendirilecektir. Transhümanizmin zorlayıcı devlet politikalarını reddederek bireysel özgürlük ve teknolojik ilerlemeyi önemsediği, ancak insanın genetik ve fiziksel yetilerini geliştirme hedefi bakımından “yeni bir öjenik” anlayışıyla kesişebileceği ortaya konulacaktır. Son olarak felsefi ve etik açıdan her iki yaklaşımın ilişkisi irdelenecek ve insan doğasının değiştirilmesinin ahlaki sonuçları, insan onuru ve eşitlik ilkesi üzerindeki etkileri ele alınacaktır. Bu değerlendirme, transhümanizmin bir felsefi akım olarak öjenikten hangi yönleriyle ayrıldığı ve hangi yönleriyle onun mirasını taşıdığı konusunda bir bilinç oluşturmayı amaçlamaktadır.
Transhumanism is an intellectual movement that advocates the ideal of transcending human biological and cognitive limitations through technology. Eugenics, on the other hand, is a historical movement that sought to “improve” the human species through selective reproduction and genetic interventions. This article examines the relationship between transhumanism and eugenics from both historical and philosophical perspectives. First, the historical background of each approach will be discussed; subsequently, the eugenic legacy of transhumanism will be evaluated. It will be argued that while transhumanism rejects coercive state policies in favor of individual freedom and technological progress, it nevertheless converges with a “new eugenics” in its pursuit of enhancing human genetic and physical capacities. Finally, the philosophical and ethical dimensions of both approaches will be explored, particularly focusing on the moral consequences of altering human nature and their implications for human dignity and the principle of equality. This analysis aims to develop an awareness of the ways in which transhumanism, as a philosophical movement, both diverges from and inherits aspects of eugenics.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | 20. Yüzyıl Felsefesi, 21. Yüzyıl Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 3 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA94NG54KF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 28 |