This study aims to analyse the fundamental elements that shaped the Islamic city by examining the Islamic civilisation's conception of the city within a historical, sociological, and cultural context. In Islamic civilisation, the city's position has been evaluated as a living space for justice, knowledge, solidarity, and moral values, beyond being a physical settlement area. The study aims to analyse the principles that shape the social fabric of the city and structure individual-society relations. It reveals that the mosque at the centre of the Islamic city was designed as a multidimensional public space that served not only as a place of worship but also as a centre for education, justice, consultation, and socialisation. While bazaars are decisive in economic life, the neighbourhood system is the core of social solidarity and local governance. Classical sources and modern literature examine the Islamic city model in its material and spiritual dimensions; in this respect, it highlights the similarity in the fundamental dimensions of social justice and human-centred planning, which are frequently discussed in today's urbanism understanding. The findings of this study demonstrate that the Islamic city tradition can offer a normative and conceptual reference framework for contemporary urban policies and planning approaches, going beyond merely being a historical model.
Islamic Civilization Islamic city Urban Culture Neighborhood Mosque
Bu çalışma, İslam medeniyetinin şehir tasavvurunu tarihsel, sosyolojik ve kültürel bir bağlamda ele alarak, İslam şehrinin teşekkülünü sağlayan temel unsurları analiz etmeyi amaçlamaktadır. İslam medeniyetinde şehrin konumu fiziki bir yerleşim alanı olmanın ötesinde adaletin, ilmin, dayanışmanın ve ahlaki değerlerin yaşam alanı olarak değerlendirmiştir. Çalışmadaki bu değerlerin şehrin sosyal dokusunu şekillendirirken birey–toplum ilişkilerini yapılandırdığı ilkelerin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. İslam şehrinin merkezindeki caminin ibadet mekânı olmanın ötesinde; eğitim, yargı, danışma ve sosyalleşme görevlerini birlikte üstlenen çok boyutlu kamusal bir alan olarak tasarlandığı ortaya konulmuştur. Çarşılar ekonomik hayatta belirleyici olurken, mahalle sistemi ise toplumsal dayanışma ve yerel yönetişimin çekirdeği niteliğindedir. Klasik kaynaklar ve modern literatür İslam şehir modelini maddi ve manevi boyutları irdelemekte; bu yönüyle günümüz şehircilik anlayışında sıklıkla tartışılan sosyal adalet ve insan-merkezli planlamanın ilkesel boyutlarındaki benzerliği öne çıkarmaktadır. Çalışmanın bulguları İslam şehir geleneğinde yalnızca tarihsel bir modelin ötesinde çağdaş kent politikaları ve planlama yaklaşımları için normatif ve kavramsal bir referans çerçevesi sunulabileceğini göstermektedir.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
Yoktur
Tüm Dergi Ekibi Hocalarımıza Teşekkürü Borç Biliriz
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Tarihi, Tarihsel Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |
Düzce İlahiyat Dergisi, Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.