Abdullah Azzam’ın Şiddet Yanlısı Akımlara Karşı Tutumu
Öz
Abdullah Azzam, 1941 yılında Filistin Cenin’de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Cenin’de tamamladı. Üniversite eğitimi için Suriye’ye gitti. Dimeşk Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nde okudu ve 1966 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını Mısır el-Ezher Üniversitesi’nde fıkıh ve usûl-u fıkıh alanında yaptı ve eğitimini 1973 yılında tamamladı. Eğitim sürecinde İhvan’ı Müslimîm Cemaati içerisinde bulundu ve kendisini fikrî yönden geliştirdi. Ayrıca gençliğinde içinde bulunduğu işgal ortamında çeşitli cihadî faaliyetlere katıldı. Eğitimini tamamladıktan sonra Ürdün, Suudi Arabistan ve Pakistan’da bir dönem üniversite hocalığı yapan Azzam 1980’li yılların başlarından itibaren mesaisini tamamen Rus işgali altında olan Afganistan’ın bağımsızlık savaşına ayırdı. Afgan cihadına hizmet ettiği süre içerisinde fikrî açıdan etkilendiği İhvan’ı Müslimîn Cemaati’nin ıslahatçı, Müslümanları aşırılık ve şiddetten uzak tutan birleştirici çizgisini takip etti. 1980’li yılların ortalarına doğru Mısır başta olmak üzere Arap İslam Dünyası’ndan aşırılık ve şiddet fikrine sahip insanlar Afganistan’a gittiler. Bu insanların fikirleri cihat ortamında dahada şiddetlendi. Afgan Mücahitler hakkında gerçek İslam’ı bilmediklerini, yaygın olan tasavvufi anlayıştan dolayı bid’at ve hurafelere saptıklarını, hatta küfre düştüklerini iddia edenlerde oldu. Azzam bir bombalı suikastla öldürüldüğü 1989 yılına kadar şiddet yanlılarına karşı mücadele verdi. Hatta onların aşırı görüşlerine şahit olunca cihat konusundaki katı tutumundan da vazgeçti. Azzam’ın kendilerine yönelik eleştirilerinden dolayı bazı şiddet yanlıları onun arkasında namazın olmayacağını ve hatta onun kafir olduğunu iddia ettiler. Azzam’ın sağlığında istedikleri gibi varlık gösteremeyen şiddet yanlıları onun ölümünden sonra hızla çoğaldılar ve sahaya hâkim oldular.
Anahtar Kelimeler
Abdullah Azzam’s Stance Toward Violent Trends in Islam
Öz
Abdullah Azzam was born in 1941 in Jenin, Palestine. He completed his primary, secondary, and high school education in Jenin. For his university studies, he went to Syria, where he enrolled in the Faculty of Sharia at the University of Damascus and graduated in 1966. He later pursued his master’s and doctoral studies at al-Azhar University in Egypt in the fields of Islamic jurisprudence (fiqh) and the principles of jurisprudence (uṣūl al-fiqh), completing his education in 1973. During his years of education, Azzam was affiliated with the Muslim Brotherhood, within which he developed his intellectual outlook. In addition, in his youth, he took part in various jihadi activities amid the conditions of occupation in which he lived. After completing his education, Azzam served for a period as a university lecturer in Jordan, Saudi Arabia, and Pakistan. From the early 1980s onward, however, he devoted his efforts entirely to the Afghan struggle for independence against the Soviet occupation. Throughout his involvement in the Afghan jihad, Azzam adhered to the reformist and unifying approach of the Muslim Brotherhood, which sought to keep Muslims away from extremism and violence. By the mid-1980s, individuals espousing extremist and violent ideologies -particularly from Egypt and other parts of the Arab Islamic world- began to arrive in Afghanistan. In the context of jihad, these individuals’ views became even more radicalized. Some of them claimed that the Afghan mujahidin lacked a proper understanding of “true Islam,” alleging that, due to the prevalence of Sufi practices, they had fallen into innovations (bidʿa), superstitions, and even unbelief. Until his assassination in a bombing attack in 1989, Azzam actively opposed proponents of violence. Indeed, upon witnessing their extremist views, he even distanced himself from his previously rigid stance on jihad. As a result of Azzam’s criticisms, some extremists claimed that prayer behind him was invalid and even accused him of unbelief. While such violent elements were unable to assert themselves fully during Azzam’s lifetime, they rapidly expanded their influence and came to dominate the field after his death.
Anahtar Kelimeler