Emeğin yaratıcılığı, becerisi ve dehası gibi özelliklere dayanan yaratıcı endüstriler, yeniliklerin ortaya çıkıp istihdam oluşturmaktaki potansiyelleri dolayımıyla küresel kapitalizmindeki yeri gittikçe öne çıkmaktadır. Bilgi toplumu ve bilgi ekonomisi bağlamında değerlendirilen bu endüstri, sermayenin önemli kar alanı olarak görülmektedir. Böylece bu alandaki metalaştırma süreçleri kültürel ortak alanları meta piyasalarının değer sistemine tabi kılmıştır. Medya, müzik, film, edebiyat ve görsel sanatlardan moda, oyun ve tasarıma kadar pek çok alanı içerin yaratıcı endüstriler, piyasa, yasa, siyasa ve teknolojide yaşanan gelişmeler sonucunda çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Bu makalenin amacı yaratıcılığı koruma amaçlı olduğu varsayılan telif haklarına ilişkin düzenlemelerin, küresel güce sahip sermayenin yararına evrilmesiyle birlikte yaratıcılığın önündeki engellerden birisi haline nasıl dönüştüğünün tarihsel izlerini ortaya koyabilmektedir. Yaratıcıların haklarını korumayı amaçlayan telif hakkı yasaları kapitalizmin temel ilkeleri bağlamında kurumsal kontrol ve kültürel tekelleşme aracı haline gelmiştir. Makalede telif hakkı yasasının tarihsel gelişimini eser sahibi, kamu yararı ve sermaye sahipleri açısından incelenmiş ve yaratıcı endüstriler bağlamında değerlendirilmiştir.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 11 Kasım 2024 |
Kabul Tarihi | 28 Ocak 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 1 |