The destructive impact of disasters and supernatural events, arising from their unexpected and unavoidable nature, manifests significantly on both society and individuals. The devastation caused by these large-scale events affects people across all demographics—economically, sociologically, and psychologically—necessitating a systematic approach to both preventive measures and post-disaster reconstruction.From a contextual perspective, the role of utopias in the post-World War II world has gradually been overtaken by dystopias, evolving in recent decades into a dominant force in cultural imagination. Contemporary academic studies emphasize that the concepts of utopia and dystopia, whether as socio-political projects or forms of artistic expression, are often conflated. This opens the door to examining the distinction between these concepts in cinema, particularly through a comparison of films deemed utopian versus those considered dystopian.In this study, the post-event response to disasters and supernatural phenomena—including disaster intervention, social awareness, and the construction of a new world—is analyzed through the films Bird Box (dystopian) and Fahrenheit 451 (semi-utopian/dystopian). These films are examined using content analysis, descriptive analysis, and a deconstructive approach based on predefined themes.The selected films were chosen not only for their high viewership but also for their thematic focus on constructing a new world order, making them particularly suited to highlighting the differences between utopian and dystopian narratives.
Afet ve doğaüstü olayların beklenmedik ve önlenemez yapısından kaynaklı meydana geldiği ortamda yarattığı tahribat gerek toplum gerekse bireyler üzerinde etkili bir biçimde kendini göstermektedir. Bu büyük tahribattan kaynaklı ortaya çıkan yıkım gerek ekonomik, gerekse sosyolojik ve psikolojik olarak her kesimden kişiyi etkileyerek gerek önlemler gerekse afet sonrası yeniden bir düzen oluşturulması için belirli bir düzen içinde hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır. İçeriksel anlamda bakıldığında İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyada ütopyaların yeri, yavaş yavaş distopyalar tarafından ele geçirilmiştir ve son birkaç on yılda kültürel hayal gücüne hâkim olma eğilimine doğru evrilmiştir. Hem sosyo-politik projeler hem de sanatsal ifade biçimleri olarak ütopya ve distopya kavramlarının genellikle birbiriyle karıştırıldığı üzerine durulan günümüz akademik çalışmalarından yola çıkarak Ütopik sayılan kült filmler ile Distopik olduğu varsayılan filmlerin karşılaştırılması yoluyla Ütopik/Distopik kavramlarının sinemadaki bu ayrımı ortaya koyması çok olasıdır. Yapılan bu çalışmada Afet ve doğaüstü olayların yaşandığı andan çok olay sonrası oluşan afet müdahalesi, toplumsal bilinç, yeniden yeni bir dünya inşası konuları üzerinden Bird Box (distopik), Fahrenheit 451 (yarı ütopik/distopik) filmleri içerik analizi edilerek belirlenen başlıklar üzerinden betimsel analiz ve yapı sökümcü yaklaşım ile incelenmiştir. Çalışmaya konu olan içerikler tercih edilmesinin nedeni hem izlenme oranlarının yüksek olması hem de konuya uygun olarak yeni dünya düzenin kurulması konusu üzerine odaklanarak ütopik ve distopik filmlerin farklılıklarını ortaya koyabiliyor olmalarından kaynaklanmaktadır.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | İletişim Çalışmaları |
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 13 Kasım 2024 |
Kabul Tarihi | 2 Ocak 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 1 |