İflas kararı, icra takipleri ve hukuk davalarının birçoğu üzerinde önemli sonuçlar meydana getirmektedir. İflâs kararı ile birlikte hukuk davalarında meydana gelen sonuçlar, itirazın iptali davası için de geçerlidir. İflâsın, itirazın iptali davasına olan etkisi hakkında daha detaylı bir inceleme yapabilmek için iflâs eden tarafın icra takibindeki konumu ve bu davanın derdest olup olmaması şeklinde bir sınıflandırma yapılabilir. Bu sınıflandırmanın tercih edilmesinin iki önemli sebebi vardır. Öncelikle müflis, icra takibinde alacaklı ise, bu durumda takipler durmayacak ve vadesi gelen alacaklar için dava açılabilecektir. Ancak derdest bir dava müflisin konumu önemli olmaksızın her hâlükârda duracaktır. Bu sınıflandırmanın tercih edilmesinin diğer bir sebebi, itirazın iptali davası, iş, ticari veya tüketici niteliğinde ise, arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olmasıdır. Şöyle ki müflis takibin alacaklısı ise, iflâs idaresi masa alacakları hakkında sulh olma yetkisi kapsamında belli miktara kadar olan uyuşmazlıklar için dava açmadan önce arabuluculuğa başvurabilir. Müflis takibin borçlusu ise, itirazın iptali davasına konu alacağın kısmen ya da tamamen reddi sonucunda itirazın iptali davası, kayıt kabul davasına dönecektir. Kayıt kabul davası zorunlu arabuluculuğa tabi olmamakla birlikte ihtiyari arabuluculuk süreci işletilebilir. Ancak Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, iflâs idaresinin sulh olma yetkisinin müflisin alacakları için olacağına, iflâs alacaklarının burada değerlendirilemeyeceğine, önceden reddedilen alacak için iflâs idaresinin anlaşmaya varmasının masanın menfaatine olamayacağına ilişkin kararlar vermektedir. Bu durum tarafların iradelerini sınırlandırmanın yanı sıra iflâs idaresinin arabuluculuk faaliyetine katılma yetkisinin yalnızca müflisin alacakları bakımından olabileceğinin kabulü taraflar arasındaki menfaat dengesini bozmaktadır.
İtirazın iptali davası iflâs kararı iflâs idaresi dava takip yetkisi kayıt kabul davası arabuluculuk
The bankruptcy decision yields significant legal consequences across a wide range of enforcement proceedings and civil lawsuits. These consequences also extend to actions for the annulment of objection. In order to conduct a more detailed analysis of the impact of bankruptcy on the action for annulment of objection, a classification may be made based on the bankrupt party’s position in the enforcement proceedings and whether the case is pending or not. There are two primary reasons for adopting this classification. First, if the bankrupt is a creditor in the enforcement proceedings, the enforcement process will not be suspended, and lawsuits may still be brought for due receivables. However if the action is already pending, it will be suspended regardless of the bankrupt's procedural position. The second reason relates to mandatory mediation, which is a procedural requirement in disputes of a labor, commercial or consumer nature. Specifically if the bankrupt is the creditor in the enforcement proceeding, the bankruptcy administration may apply for mediation prior to filing a lawsuit, for disputes under a certain monetary threshold, within the scope of its authority to settle estate receivables. Conversely, if the bankrupt is the debtor, and the claim underlying the annulment of objection is partially or fully rejected, the proceeding effectively transforms into a proof of claim case. While this type of proceeding is not subject to mandatory mediation, parties may nevertheless opt to pursue voluntary mediation. Nonetheless, the Court of Cassation and regional appellate courts have consistently held that the authority of the bankruptcy administration to reach settlements is confined to estate receivables, and does not extend to claims against the estate. These rulings emphasize that it would not be in the interest of the bankruptcy estate for the administration to settle a previously rejected claim. This restrictive approach not only limits the parties' procedural autonomy but also disrupts the balance of interests by interpreting the administration’s authority to participate in mediation as applicable solely to claims held by the bankrupt and not those directed against the estate.
Annulment of objection bankruptcy decision bankruptcy administration authority to conduct legal proceedings proof of claim mediation
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 29 Sayı: 2 |
Bu Eser Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır.