Günümüzde kitle iletişim araçları tarafından adli olaylar hakkında yapılan taraflı ve önyargılı sorumsuz yayınlar aracılığıyla adil yargılanma hakkı kapsamında güvence altına alınan mahkemelerin bağımsız ve tarafsızlığı ile suçsuzluk karinesi sıklıkla ihlal edilebilmekte ve bu durum ceza adaleti bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle bu konuda herhangi bir eğitime sahip olmayan ve uyulması gereken meslek etiği ilkelerini bilmeyen sosyal medya kullanıcıları tarafından yapılan paylaşımlar bu anlamda ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Sahip oldukları kamuoyu oluşturma gücü nedeniyle dördüncü erk olarak nitelendirilen kitle iletişim araçlarının yargı görevi yapan kimseler üzerinde bir baskı unsuru haline dönüşmemesi gerekir. Sosyal medya aracılığıyla oluşturulan kamuoyu baskısı sonucu bazı yargı kararlarında değişikliğe gidilmesi yargıya olan güveni olumsuz yönde etkilemektedir. Kamuoyunun isteklerini dikkate alması gereken merci yargı organları değil, yasama organıdır.
Medya organları ve üçüncü kişiler suçsuzluk karinesine uymakla yükümlüdür. Adli olaylar hakkında yapılan haber ve sosyal medya paylaşımlarının suçsuzluk karinesini suçluluk karinesine dönüştürmemesi için kullanılan dil ve üsluba dikkat edilmeli, kamuoyunda yanlış bir kanaatin oluşmasına sebep olacak ibareler kullanmaktan kaçınılmalı ve şüphelinin kimliğini ortaya çıkaracak hususlara haberin içeriğinde yer verilmemelidir.
Kitle iletişim özgürlüğü adil yargılanma hakkını ihlal edecek şekilde kullanılamaz. Kitle iletişim araçlarının yargılamanın adilliğini etkilemesi halinde mevzuatımızda öngörülen idari ve cezai müeyyidelere başvurulması gerekebilir.
Ceza Adaleti Yargı Bağımsızlığı Suçsuzluk Karinesi Sosyal Medya Adaleti Soruşturmanın Gizliliği Basın Sözcülüğü Adil Yargılamayı Etkilemeyi Teşebbüs Suçu
Nowadays, biased and prejudiced irresponsible publications by mass media about legal cases can often violate independence and impartiality of courts and presumption of innocence, which are guaranteed under the right to a fair trial, and this can have negative consequences for criminal justice. In particular, posts made by social media users who have no education in this area and are unaware of principles of professional ethics that must be followed pose a serious threat in this regard.
The Mass media, which is considered the fourth estate due to its power to shape public opinion, should not become a element of pressure on those who perform judicial functions. Changes in some judicial decisions as a result of public pressure created through social media negatively affect trust in judiciary. Authority that should take into account wishes of public is the legislative body, not the judicial bodies.
Media outlets and third parties are obliged to comply with presumption of innocence. Care should be taken with language and style used in news reports and social media posts about judicial cases, to avoid transforming presumption of innocence into a presumption of guilt. Expressions that could cause public to form a false opinion should be avoided, and information that could reveal identity of the suspect should not be included in content of news.
Freedom of mass communication must not be exercised in a way that violates the right to a fair trial. If mass media outlets influence fairness of a trial, administrative and criminal penalties provided for in our legislation may be applied.
Criminal Justice Judicial Independence Presumption of Innocence Social Media Justice The Secrecy of Investigation Press Spokesmanship The Crime of Attempt to Influence a Fair Trial.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 29 Sayı: 2 |
Bu Eser Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır.