Ailenin Temsili ve Biçimin Kırılganlığı: Yeni Türk Sineması Üzerine Bir Analiz
Öz
Türk sinema tarihinde aile olgusunun önemli bir yeri vardır. Yeşilçam döneminde filmlerin önemli bir çoğunluğunda aile merkezde yer almış, hikâye onun birliğinin sınanması üzerinden inşa edilmiş ve düğümün çözülmesi, bütünlüğün yeniden sağlanması ile gerçekleşmiştir. Bu dönemde filmler biçimsel düzlemde de klasik anlatı yapısı uyarınca şekillenmiş, anlatı belirli bir bütünlük ve nedensellik uyarınca inşa edilmiştir. Yeni Türk sinemasında ise içerik bağlamında bir genişleme ve istikrarsızlık kendini gösterirken, biçimsel düzlemde de bir esneme, parçalanma ve gözlemci bakış açısı var olmuştur. Bu çalışmada, Yeni Türk sinemasında aile olgusunun içerik ve biçim bağlamında nasıl bir bütünlük sergilediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Reha Erdem’in Hayat Var (2008), Yeşim Ustaoğlu’nun Pandora’nın Kutusu (2008) ve Seren Yüce’nin Çoğunluk (2010) filmleri amaçlı örneklem yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda, Yeni Türk sinemasında aile olgusunu merkezine alan filmlerin içerik ve biçim düzleminde parçalı bir yapı uyarınca inşa edildiği görülmüş, bunun da toplumsal düzlemde çözülmemiş çatışmalardan, kolektif birlikteliğin zarar görerek bireysel krizlerin görünür olmasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler
Yeni Türk Sineması, Aile, Temsil, Yeşilçam
Representation of Family and Fragility of Form: An Analysis on New Turkish Cinema
Öz
The concept of family has a notable position in Turkish cinema history. During the Yeşilçam, family was central in the majority of films. The story was built around testing its unity, and the resolution of the conflict was achieved by restoring that unity. During this period, films were also shaped according to the classical structure on the formal level, and the structure was built according to a certain unity and causality. In New Turkish cinema, however, expansion and instability are evident in terms of content, while on the formal level there has been flexibility, fragmentation, and an observational perspective. This study aims to discover how the concept of family in New Turkish cinema exhibits a sense of integrity regarding form and theme. In that sense, Reha Erdem's My Only Sunshine (2008), Yeşim Ustaoğlu's Pandora's Box (2008), and Seren Yüce's Majority (2010) were examined using a purposive sampling method. The study concluded that films centered on the concept of family in New Turkish cinema are constructed according to a fragmented structure in terms of content and form, and that this stems from unresolved conflicts on a social level and the emergence of individual crises resulting from the breakdown of collective unity.
Anahtar Kelimeler
New Turkish Cinema, Family, Representation, Yeşilçam