Yabancılaşmadan Ekolojik Farkındalığa: Brechtyen Dramaturjiye Ekoeleştirel Perspektifler
Öz
Ekoloji, on dokuzuncu yüzyılda türler ile onların organik ve inorganik çevreleri arasındaki ilişkileri inceleyen biyolojik bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. Zamanla sosyoloji, antropoloji, siyaset bilimi, ekonomi, tarih ve sanat gibi alanları da kapsayan disiplinlerarası bir alana dönüşmüştür. Ekolojik düşüncenin kültürel ve edebî boyutlarını inceleyen ekoeleştiri, doğa ile kültür arasındaki ayrımı yeniden düşünerek çevresel sorunların toplumsal adaletsizlik, savaş, sömürü ve ideolojik tahakkümle yakından ilişkili olduğunu gösterir. Bu çalışma, Bertolt Brecht’in epik tiyatrosunu ekoeleştirel bir çerçevede yorumlamayı amaçlamaktadır. Ekolojik teoriyi dramatik biçime uygulayan çalışma, literatürde görece sınırlı incelenmiş bir kesişim alanına odaklanmaktadır. Brecht’in ezen–ezilen ve sömüren–sömürülen ilişkilerini sunuşu, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi belirleyen daha geniş insan merkezci hiyerarşileri yansıtır. Yabancılaştırma, epizodik yapı, montaj ve öğretici anlatım gibi epik tiyatro teknikleri, toplumu eşitsizliklerle biçimlenen istikrarsız bir ekosistem olarak görünür kılar
Anahtar Kelimeler
Ekoloji, ekoeleştiri, Bertolt Brecht, epik tiyatro, insan merkezcilik, çevre etiği
From Alienation to Ecological Awareness: Ecocritical Perspectives on Brechtian Dramaturgy
Öz
Ecology emerged in the nineteenth century as a biological discipline concerned with relations between species and their organic and inorganic environments. Over time, it developed into an interdisciplinary field engaging sociology, anthropology, political science, economics, history, and the arts. Ecocriticism, which explores the cultural and literary dimensions of ecological thought, reconnects nature and culture by showing how environmental problems are closely linked to social injustice, war, exploitation, and ideological domination. This study interprets Bertolt Brecht’s epic theatre through an ecocritical perspective, arguing that ecological methods can clarify the structural dynamics of his dramaturgy. Applying ecological theory to dramatic form, it examines a relatively rare intersection in scholarship. Brecht’s representation of oppressor–oppressed and exploiter–exploited relations reflects wider anthropocentric hierarchies shaping humanity’s relation to nature. The techniques of epic theatre, including estrangement, episodic structure, montage, and didactic narration, challenge habitual perception and present society as an unstable ecosystem marked by inequality. From an ecocritical viewpoint, epic theatre reveals not only social and political contradictions but also ecological imbalance and human domination of nature.
Anahtar Kelimeler
Ecology, ecocriticism, Bertolt Brecht, epic theatre, anthropocentrism, environmental ethics