İlk Müslümanlardan, Ehl-i Beyt'ten, Aşere-i Mübeşşereden ve “çehâr-yâr-i güzîn”den olmasının yanında hiç puta tapmadan Müslüman olması, uğradığı haksızlıklar, kendisinin ve evlatlarının şehadeti, Hz. Ali’nin isminin İslâm tarihinde çokça zikredilmesine vesile olmuştur. Bu durum, temel İslâm kaynaklarına dayanan Klâsik Türk Edebiyatına da yansımıştır. Hz. Ali cesareti, cömertliği, kahramanlığı, Zülfikar adlı kılıcı, Düldül isimli bineği ile bir teşbih, telmih vesilesi olmuş; her hangi bir kişiyi övgü amacıyla yazılan kasidelerde mukayese unsuru olarak anılmıştır. Bahsedilen vasıfları ile birlikte Kur’an, hadis ve fıkıh bilgisi, bir ilim timsali olarak da anılmasını sağlamıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Sahası Klasik Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Kitap İncelemesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Mayıs 2024 |
| Kabul Tarihi | 26 Mayıs 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2024 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2024 Cilt: 7 Sayı: 2 |
Yazar, dergimizde yayınlanan makalelerin telif hakkına sahip olup çalışmaları CC BY-NC 4.0 lisansı altındadır./The author owns the copyright of the articles published in our journal and his works are under CC BY-NC 4.0 licence.