Modernleşme, Medya ve Kalkınma Söylemi: Daniel Lerner’ın The Passing of Traditional Society Eseri Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Öz
Bu inceleme, Daniel Lerner’ın The Passing of Traditional Society: Modernizing the Middle East adlı eserini modernleşme kuramı, kalkınma iletişimi ve jeopolitik bilgi üretimi kesişiminde eleştirel bir perspektifle yeniden değerlendirmektedir. Lerner’ın modernleşmeyi medya yayılımı, okuryazarlık, kentleşme ve politik katılım gibi göstergeler üzerinden doğrusal ve ölçülebilir bir süreç olarak modellemesi, modernliği yalnızca betimleyen değil aynı zamanda normatif biçimde kuran bir bilgi rejimi üretmektedir. Çalışma, eserin Ortadoğu’yu karşılaştırmalı bir modernleşme laboratuvarı olarak konumlandırmasını Soğuk Savaş dönemi kalkınma siyaseti bağlamında tartışmakta; medya–empati–özneleşme hattında kurulan kuramsal çerçeveyi eleştirel iletişim kuramı ve bağımlılık yaklaşımı üzerinden sorgulamaktadır. Bu bağlamda inceleme, Lerner’ın iletişim ve kalkınma literatüründeki kurucu rolünü teslim ederken, modernleşme söyleminin Batı-merkezci varsayımlarını, gösterge siyasetini ve medya determinizmini görünür kılmayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler
modernleşme, kalkınma iletişimi, medya, Ortadoğu, modernleşme kuramı
Modernization, Media, and the Discourse of Development: A Critical Review of Daniel Lerner’s The Passing of Traditional Society
Öz
This review critically reassesses Daniel Lerner’s The Passing of Traditional Society: Modernizing the Middle East at the intersection of modernization theory, development communication, and geopolitical knowledge production. Lerner’s modeling of modernization as a linear and measurable process—structured around indicators such as media diffusion, literacy, urbanization, and political participation—produces a regime of knowledge that not only describes but also normatively constructs modernity. The article examines how the book positions the Middle East as a comparative laboratory of modernization within the broader context of Cold War development politics and interrogates Lerner’s theoretical framework, particularly the media–empathy–subject formation nexus, through the lenses of critical communication theory and dependency approaches. While acknowledging Lerner’s foundational role in communication and development literature, the review renders visible the Western-centric assumptions, indicator-based politics, and media determinism embedded in his modernization discourse and calls for a renewed critical reading of its epistemological foundations.
Anahtar Kelimeler
modernization, development communication, media, Middle East, modernization theory