Ontolojik güvenlik, bireyin hem kendisiyle hem de toplumsal yapılarla kurduğu ilişkide süreklilik ve istikrar arayışını ifade eden çok katmanlı bir kavramdır. Psikoloji, sosyoloji, tarih, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler gibi çeşitli disiplinler arası bağlamlarda ele alınması gereken bu kavram, insanın güvenlik ihtiyacını yalnızca fiziksel değil, varoluşsal düzeyde de anlamlandırmaya çalışır. Geleneksel toplumlar, bireye anlamlı rutinler, sabit kimlikler ve değer sistemleri sunarak güvenlik hissini güçlendirirken modernite; bu yapıları sarsmış ve bireyi sürekli bir belirsizlik, anomi ve varoluşsal kaygı ile karşı karşıya bırakmıştır. Modern bilim ve seküler değerlerin bireyi özgürleştirdiği iddia edilse de bu çoğu zaman manevi bir boşlukla ve ruhsal güvensizlikle sonuçlanmıştır. Zira modernitenin parçalamış olduğu benlik ve toplum, gelişen süreç içinde kolayca yeniden oluşturulamadığı için insan hayatı üzerinde derin belirsizlikler bırakmıştır. Böylece modernitenin iddia etmiş olduğu bilimsel bilgi bağlamı birçok alanda belirleyici sonuçlar doğurmakla birlikte insanın değer yargıları üzerinde dağıtıcı etki yaratmış ve muğlak bir iklim oluşturmuştur. Bu çalışma, modernitenin insanın varlıkla kurduğu ilişkiyi nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşümün bireysel-ruhsal güvenlik üzerindeki etkilerini felsefi ve psiko-sosyolojik bir perspektiften ele almaktadır.
Ontolojik Güvenlik Modernite Varoluşsal Kaygı Sosyo-Psikolojik Değişim Sekülerleşme
Ontological security is a multilayered concept that reflects the individual's search for continuity and stability in relation to the self and surrounding social structures. It requires a broad interdisciplinary approach encompassing psychology, sociology, history, political science, and international relations. While traditional societies provided individuals with meaningful routines, fixed identities, and coherent value systems that fostered a sense of security, modernity has disrupted these foundations. As a result, the modern individual is increasingly confronted with uncertainty, anomie, and existential anxiety. Although modern science and secular values claim to liberate the individual, this process often results in a spiritual void and psychological insecurity. Since the self and society fragmented by modernity cannot be easily reconstructed through developmental process, profound uncertainties have been embedded in human life. Thus, although the context of scientific knowledge claimed by modernity has produced decisive results in many areas, it has also had a dispersive effect on human value judgments and created an ambiguous climate. This study examines how modernity has reshaped the human relationship with being and explores the impact of this transformation for individual and ontological security through philosophical and sociological perspectives.
Ontological Security Modernity Existential Anxiety Secularization Socio-pyschological Transformation
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Güvenlik |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |