Teachers’ Perceptions of Artificial Intelligence in Education
Öz
This study examines teachers' perceptions of artificial intelligence in education and investigates whether these perceptions vary by age, subject area, professional experience, and participation in technology education. The study employed a quantitative design, and data were collected from 150 teachers using the “Teacher Perception Scale on the Use of Artificial Intelligence in Education.” The researchers analyzed the data using descriptive statistics, independent-samples t-tests, and one-way ANOVA. The findings indicate that teachers generally hold positive perceptions of artificial intelligence. However, the analysis revealed significant differences across age, subject area, professional experience, and participation in technology education. Teachers aged 20–30 with 1–5 years of professional experience scored highest on the artificial intelligence perception scale, whereas teachers aged 45 and older with 16 or more years of experience scored lowest. Additionally, teachers who had received technology training reported significantly higher perceptions of artificial intelligence than those who had not. The findings indicate that teachers’ perceptions of artificial intelligence in education vary according to demographic and professional variables. While these findings do not allow for a direct classification within the frameworks of “digital natives,” “digital immigrants,” and “digital hybrids,” they provide a basis for interpreting related discussions within these frameworks. Accordingly, policymakers and educational leaders should expand in-service training programs and technology-based professional development initiatives and develop policies and practices tailored to the needs of different teacher groups.
Anahtar Kelimeler
Artificial intelligence, Teacher perception, Digital native, Digital immigrant, Digital hybrid
Eğitimde Yapay Zekâya Dair Öğretmen Algıları
Öz
Bu araştırma, öğretmenlerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik algılarını incelemeyi ve bu algıların yaş, branş, mesleki deneyim süresi ile teknoloji eğitimine katılım gibi değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma nicel yöntemle desenlenmiş, veriler “Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımına Yönelik Öğretmen Algı Ölçeği” kullanılarak 150 öğretmenden toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular, öğretmenlerin genel olarak yapay zekâya yönelik olumlu bir algıya sahip olduklarını göstermiştir. Bununla birlikte, yaş, branş, mesleki deneyim ve teknoloji eğitimine katılım değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. En yüksek yapay zekâ algısı 20–30 yaş aralığındaki ve 1–5 yıl deneyime sahip öğretmenlerde gözlenirken, daha düşük puanların 45 yaş ve üzerindeki ve 16 yıl ve üzeri deneyime sahip öğretmenlerde ortaya çıktığı belirlenmiştir. Ayrıca, teknoloji eğitimi alan öğretmenlerin yapay zekâya yönelik algılarının almayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin eğitimde yapay zekâya ilişkin algılarının demografik ve mesleki değişkenlere göre farklılaştığını göstermektedir. Bu bulgular, dijital yerli, dijital göçmen ve dijital melez kavramları çerçevesinde doğrudan bir sınıflandırma yapmaya olanak vermemekle birlikte, ilgili tartışmalar bağlamında yorumlayıcı bir çerçevede değerlendirilebilir. Bu doğrultuda, öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin ve teknoloji temelli mesleki gelişim çalışmalarının yaygınlaştırılması ile farklı öğretmen gruplarının ihtiyaçlarına duyarlı politika ve uygulamaların geliştirilmesi önerilmektedir. Araştırma nicel yöntemle desenlenmiş, veriler 150 öğretmenden toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular, öğretmenlerin genel olarak yapay zekâya yönelik olumlu bir algıya sahip olduklarını (X̄ = 3.81) ortaya koymuştur. Bununla birlikte, yaş ve mesleki deneyim değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. En yüksek YZ algısı 20–30 yaş arası ve 1–5 yıl deneyime sahip öğretmenlerde gözlenirken, 45 yaş ve üzeri ve 16 yıl ve üzeri deneyime sahip öğretmenlerin puanlarının daha düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, teknoloji eğitimi alan öğretmenlerin yapay zekâya yönelik algıları, almayanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur.
Elde edilen bulgular, dijital yerli öğretmenlerin teknolojik uyum süreçlerinde daha avantajlı olduğunu; buna karşın dijital göçmen öğretmenlerin pedagojik süreçte daha temkinli bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir. Bununla birlikte, birçok öğretmenin hem geleneksel hem de dijital pedagojik özellikleri bir arada taşıdığı ve bu yönüyle dijital melez profillere sahip olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçları, öğretmenlerin dijital kimliklerini sadece yaşa dayalı kategorilerle sınıflandırmanın yetersiz kalabileceğini; bu nedenle öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim politikalarının dijital melezliği ve bireysel farklılıkları dikkate alan esnek ve çok boyutlu bir yapıda düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler
Yapay zekâ, Öğretmen algısı, Dijital yerli, Dijital göçmen, Dijital melez