Bu makalede, Opera ve Balede Mimarlık kitabı, sahne sanatları ile mimarlık arasındaki çok katmanlı ilişkiyi kavramsal bir çerçevede ele alan bir inceleme olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada, opera ve balenin, sahne mekânını yalnızca dramatik olarak değil, anlatının yönünü belirleyen, duygusal yoğunluğunu taşıyan ve ideolojik anlam üreten bir mimari araç olarak nasıl kullandığı tartışılmaktadır. Kitapta yer alan opera ve bale incelemeleri üzerinden tarihsel temsil, atmosfer üretimi, koreografik mekânsallık, sembolik mimari kodlar ve beden-mekân ilişkisi gibi temalar analiz edilmektedir. Opera ve Balede Mimarlık kitabı, bu düşüncelerden hareketle klasik müzik ve mimarlık arasındaki etkileşimi disiplinler arası bir bakışla görünür kılmaktadır. Sahne sanatlarının mimari tasarımda nasıl bir ilham kaynağına dönüşebileceğini gözler önüne sermektedir. Kitap, operanın dramatik örgüsünde ve balenin koreografik yapısında mimarinin nasıl bir kurucu-anlatıcı unsur haline geldiğini tartışmaktadır. Böylece çalışma, klasik sahne sanatlarının mimarlığa sunduğu estetik, anlatısal ve düşünsel katkıları yeniden yorumlayarak disiplinler arası bir okuma önermektedir.
The article evaluates the book Architecture in Opera and Ballet as an examination that addresses the multi-layered relationship between the performing arts and architecture within a conceptual framework. The study discusses how opera and ballet use the stage space not only dramatically, but also as an architectural tool that determines the direction of the narrative, carries its emotional intansity, and produces ideologial meaning. Themes such as historical representation, atmosphere production, choreographic spatiality, symbolic architectural codes, and the body-space relationship are analyzed through the opera and ballet studies featured in the book. Based on these ideas, the book Architecture in Opera and Ballet reveals the interaction between classical music and architecture from an interdisciplinary perspective. It demonstrates how the performing arts can become a source of inspiration in architectural desing. The book discusses how architecture has become a constitutive-narrative element in the dramatic structure of opera and the choreographic structure of ballet. Thus, the work proposes an interdiciplinary reading by reinterpreting the aesthetic, narrative, and intellectual contributions that classical performing arts offer to architecture.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güzel Sanatlar |
| Bölüm | Kitap İncelemesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 16 |